Reklamlar

Posts Tagged ‘Sadık’

Doğruluk

Doğruluk, dürüstlük müminin en belirgin özelliklerindendir.
Mümin, içi-dışı,özü-sözü doğru, güvenilir kimsedir. Kalbindeki temizlik ve
güzellik; diline, simasına ve bütün vücuduna akseder.
Ondaki iman nuru, doğru düşünmeye, düzgün hareket etmeye sevk eder.
Yüce Mevlamızın 99 Güzel isminden birisi ‘’Sadık’’, yani doğru olan demektir.
Peygamberlerin beş sıfatından birincisi de yine ‘’Sıdk’’, yani doğru sözlü olmalarıdır. O halde Allah’ın ve onun Peygamberlerinin güzel sıfatları ile sıfatlanmaya her mümin gayret etmeli, özen göstermelidir.
Hepimiz imtihan dünyasındayız. İctimai hayat, ticaretin ve iş hayatının sıkıntıları bizleri bazen zorlayabilir. Bütün bunlar imtihandır. Mümin hiçbir zaman doğruluğunu dürüstlüğünü kaybetmemeli, sapasağlam durmalıdır.
Ayeti Kerime’de ’‘Ey İman edenler Hz.Allahın emirlerine karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin’’ buyrulur. Devamında ise, bunun karşılığı şöyle müjdelenir: ’’Cenabı Hak da sizin işlerinizi
düzeltir, günahlarınızı mağfiret eder. Kim ki Allaha ve Resulüne itaat ederse o
çok büyük bir kurtuluşa ermiştir.’’(Ahzab suresi,70-71)
Görülüyor ki bazen ilk etapta hoşumuza gitmeyecek olsa bile Allah için doğru
sözlü olmak neticede işlerimizin düzgün olmasına ve Cenab-ı Hakkın Rızasına
ve mağfirete sebep olmaktadır.
Abdullah ibn Mes’ûd (R.anh)dan rivayet edildiğine göre Peygamber efendimiz
(sav) şöyle buyurdular:
“Şüphesiz sözde ve işte doğruluk iyiliğe götürür, iyilik te cennete götürür.
Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında çok doğru kişi diye yazılır.
Yalancılık insanı kötülüklere, kötülükler de cehenneme götürür.Kişi yalan
söyleye söyleye Allah katında çok yalancı diye yazılır.”(Buhârî, Edeb 69; Müsli, Birr 103)
Mübarek zatlardan birisi  de nasihatlerinde şöyle buyurur:
“Allah yolunda ol, dosdoğru ol, verdiğin sözün eri ol. Evladım, ağzın laf
ediyorsa, dilinle doğru ol, sözünle doğru ol. Sana inanan kişilere karşı
sözünden cayma. Eğer sözünü tutarsan ‘söz’ olur ve seni cennete götürür,
tutmazsan ‘köz’ olur. Elinle doğru ol. Kolunu muzırda değil, yardım işinde
kullan. Tartıyla iş yapıyorsan, terazinde, ölçüyle iş yapıyorsan metrende ve
litrende doğru ol. Doğrunun doğruluğu bütün sülalesine akseder, hepsini
hayra götürür.”

Doğruluk imanın alametlerinden biri olduğu gibi, yalancılık da münafıklığın
alametlerindendir. Diliyle yalana alışan, zamanla hareketlerinde de
dürüstlüğünü kaybeder.
(Efendimiz(sas) şöyle buyurdular.
’’Dikkat edin şu üç şey kimde bulunursa o münafıktır: “Konuştuğu zaman yalan
söyler,söz verdiği zaman sözünde durmaz,ve emanete ihanet eder.”
Başka bir hadisi şerifte ’’Yalandan sakının çünkü o facirlerle, yani bozuk kimselerle
beraberdir. Her ikisi de cehennemdedir.’’ buyurarak tehlikenin büyüklüğüne işaret
buyurmuşlardır.)
(Büyük fikir adamı Ali Fuat Başgil, Gençlere nasihatlerinde ilk olarak şunu söyler:
’’Hayatta yalan söyleme. Çünkü yalan söyleyen, yakalanmaktan korkan hırsız
gibidir. Yalanını kapatmak için sürekli yeni yalanlar uydurmak zorunda kalır.”

Dil kalbin tercümanıdır. Dışımız, içimizin aynasıdır.Testinin içinde ne varsa
dışına da o sızar.O halde Evvela kalbin ıslah edilmesi, varsa içerisinden fısk-u
fücurun, bozuk düşüncelerin temizlenmesi gerekir.

Mübarek zatlardan birisi  şöyle buyurur:”İşi düzgün olanın içi de düzgün olur.”
Hadisi şerifte ise Efendimiz (s.a.v.) “Kalbi dürüst olmadıkça kulun imanı doğru
olmaz. Dili doğru olmadıkça kalbi de doğru olmaz,” buyurarak doğruluğun
direkt imanla alakalı olduğunu beyan etmişlerdir.
Yine bir gün Efendimiz(sas), bir yere dayanmış vaziyette;
‘’Size Günahların En büyüğünü haber vereyim mi?
Allaha şirk koşmak, ana babaya asi olmak, dedikten sonra dayandığı yerden
doğruldu ve dikkat ediniz bir de yalan söylemektir.’’ buyurdu.
Dayanmışken kalkıp doğrulması yalanın büyük günah olduğuna dikkat çekmek
içindi.
(Diğer bir Hadisi şerifte yalanın kötülüğü şöyle anlatılır:
“Yalan, rızkı azaltır. Yalan söyleyen kişiden yayılan kötü koku sebebi ile melekler
ondan bir mil uzaklaşır.”)
Yalanın caiz olduğu sadece üç yer vardır:
Bunlar, Savaşta düşmana sır vermemek, iki müminin arasını düzeltmek ve karı
kocanın arasını düzeltmek gibi güzelliklere vesile olmak içindir.
Bunun dışında şaka için bile olsa yalan caiz değildir. Nitekim Efendimiz(sas)in
müjdesi şöyledir:
“Ben şaka için bile olsa yalan söylemeyi terk eden kimse için Cennetin
ortasında bir eve kefilim.’’

Reklamlar