Etiket arşivi: ömür sermayesi

Zamanı değerlendirmek, Ahirete hazırlanmak

Yzamanaz tatilinin sona erip okulların açılması, güz mevsiminin gelip havaların soğumaya başlaması, bizlere bir sezonun daha tamamlandığını gösteriyor. Öte yandan hicri senenin de son ayı olan zilhicce ayındayız.

Bu vesile ile ömür sermayemizi en güzel şekilde değerlendirerek ahirete hazırlanmalıyız.

Mülk suresinin 2. Ayetinde şöyle buyruluyor:

 ”O Allah ki hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek, sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O Aziz ve Ğafur’dur.”

Bu ayeti kerimede ölüm, hayattan önce zikredilmiştir. Yani ölümlü bir hayatı yarattık, manasınadır. Allah dostları bu ayeti kerimenin tefsirinde  buyurduğuna göre; burada ölümün hayattan önce zikredilmesi, insanları ikaz içindir. Tabiri caiz ise bizler bu dünyaya gidiş ve dönüş saati belli olarak geldik. Ama imtihan olduğu için dönüş saatimizi bilemiyoruz. Bildiğimiz kesin  bir şey var, o da bu dünyada kalıcı olmadığımızdır. Onun için mümin daima ebedi hayatını imar etmenin hesabı içerisinde olmalı, nakit olarak harcadığı vakti boş eylerle israf etmemelidir.

Resulullah Efendimiz (S.A.V.), Ashab-ı Kiram içersinde züht ve takvasıyla meşhur olan Ebu Zer el-Gıffari Hz.lerine ve onun şahsında kıyamete kadar gelecek ümmetlerine nasihatlerinde  şöyle buyurmuştur:

 “Ey Ebu Zer, Gemini yenile çünkü deniz derindir. Azığını tam al, çünkü yol uzundur. Yükünü hafif tut, çünkü geçit çok sarptır. Amelini ihlâslı yap, çünkü gözetleyici olan Cenabı Hak  (kalpteki niyete) bakmaktadır.”

Hadis-i Şerifteki dört hususu kısaca izah etmek gerekirse:

1.Gemilerimizi yeni (ve bakımlı )tutmalıyız :

Yani manevi hayatımıza, ibadetlerimize, dikkat etmeli, manevi canlılığımızı muhafaza etmeliyiz. Bu, bir gün için değil, devamlı olmalıdır. Hadis-i şerifte. İbadetlerin az da olsa devamlı olanının  makbul olduğu bildirilmektedir. Parlayıp sönmek değil devamlı canlılık esastır.

Çünkü deniz derindir: Dünya hayatı türlü zorluklarla, mücadelelerle, düşmanlarla doludur. Küfür, (hele günümüzde) çok şiddetlidir..Nefsi emare ve şeytan-ı Aleyhilla’ne bizi en zayıf noktamızdan vurmak,iman ve itaatten mahrum bırakmak için daima hazırdırlar.

(Özellikle yaşadığımız ortamın İslami hassasiyetleri yok saydığı,itikadi ve ameli noktadan Müslümanların bozulduğu bir dönemde,daima manevi hayatımızı canlı tutmaya,İslama ve Kur’ana hizmet edenlerle beraber olmaya,hakiki din alimlerinden İslam’ın güzelliklerini öğrenmeye çalışmalıdır.Aksi halde;derin ve dalgalı denizlerde imanımzı korumak kolay kolay mümkün olmayacaktır. )

2.Azığını tam al çünkü yolculuk uzundur: Dünya hayatı kısa, ahret ise ebedidir. Ancak ebedi olan ahiret hayatını kazanmak da kaybetmek de kısa olan bu dünya hayatında olmaktadır. Mevla’mız böyle takdir buyurmuştur. Resulü Ekrem (sas) ise, hadisi şeriflerinde; “Dünya ahiretin tarlasıdır.buyurmuşlardır.(Ramuz el Ehadis)

70-80 Senelik bir ömrün neticesi, asırlarla bile ifade edilemeyen uzun zamanlarda görülecektir.

(Kabir hayatı, mahşer, hesap, mizan, sırat daha Cennet ve Cehenneme sıra gelmeden geçecek uzun zamanlar, hayatlar, hep bizleri beklemektedir.)

Ayeti kerimede ifade edildiği üzere;Onun katında bir gün sizin saydıklarınızla bin sene gibidir.” (Hac suresi 47)

Bu bakımdan yaptığımız ibadetlerin, hayır ve hasenatın zerresine bile muhtaç olacağımızı unutmamalıyız.

“Muhakkak azıkların en hayırlısı takvadır, haramlardan korunmaktır.”(Bakara-197)

3.Yükünü hafiflet, çünkü geçit çok sarptır:

Dünya hayatında karışımıza çıkan bazı sıkıntı ve imtihanlar bir nevi geçittir. En önemlisi ise  Ölüm geçididir. Buradan imanla geçmenin kaygısından Evliyaullah bile tir-tir titremişler, daima Cenabı hakka dua ve niyaz halinde olmuşlardır. Ahiret geçitlerinden her biri çok zordur. İslam büyüklerinin ifadelerine göre;“Sekerat yani ölüm köprüsünden Sırat köprüsüne kadar korkunç nice geçitler vardır.” O halde  yükümüzü hafifletmeliyiz; yani haram ve helale, özellikle kul hakkına dikkat etmeli, ibadet borçlarımızı kaza etmeli, günahlardan da çokça istiğfar etmeliyiz.

(Aksi halde Allahın huzurunda kul hakları ve haramlar bizim bütün güzelliklerimizi bitirip, ebedi iflas ve mahrumiyete düşürebilirler.)

4.Amelini  ihlaslı yap, çünkü gözetleyici olan  Cenabı Hak kalpteki niyetlere bakmaktadır:

İbadetlerin değeri ancak niyet ve ihlasın derecesine göredir. Hadisi şerifte; Dininde ihlaslı ol, az bir amel de sana kafi gelir.” buyrulmaktadır.

Cenabı Haktan başka ne dünyada ne de ahirete sığınılacak bir merci vardır. Namazların her rekatında okuduğumuz  Fatiha-i şerife’de Cenabı Hakka hitaben: “Allahım ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz.” diye niyaz etmekteyiz. Ondan başka ibadetlerimizin karşılığını verecek yoktur.Ancak bu hal ve niyet üzere olmak insana çok  büyük dereceler kazandırdığından, Nefis ve Şeytana zor gelir ve daima ihlasımıza saldırırlar. Sevgili Habibi hürmetine onların şerrinden  Allah’a sığınmalı, İhlası temin etmenin yollarına sarılmalıyız.