Etiket arşivi: nasrettin hoca fıkraları

:) Hoca ve Yahudi Komşusu

Hoca merhum, her akşam yatarken:
Ya Rabbi! Yüz altın isterim.. Doksandokuz olursa almam, derdi.
Hocanın bir de yahudi komşusu vardı. Her akşam hoca komşunun bu şekilde dua ettiğini duyunca denemeye karar verdi. Bir akşam yine hoca merhum duasını bitirip sonunda da:
– Ya Rabbi! 100 altın isterim, 99 olursa almam, demeye başlayınca daha evvel damın başına çıkan yahudi bacadan aşağı altınları teker teker atmaya başladı. Hoca efendi hemen ocağın başına koştu ve gelen altınları almaya
başladı. Hoca 100 altın istiyordu ama, altınların sonu 99 olunca kesildi.
Daha evvel:
— 99 olursa almam, diyen hoca:
— 99′u veren Allah 100′ü de verir, aza şükretmeyen çoğu bulamaz, dedi ve altınları keseye doldurdu.
Hocaya altınları döken yahudi sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemeye başladı. Sabah oldu, yahudi alelacele hocanın kapısını çaldı ve:
— Hocam akşam altınları bacadan ben atmıştım. Bir şaka yapayım, dedim. Bakalım hoca efendi sahiden almayacak mı diye denemek istemiştim, falan diyerek altınları geri istedi.
Hoca merhum:
— Ne münasebet canım! Sen bana Allah tarafından altın atıldığını duydun ve hemen açıkgözlük yapmak istiyorsun. Ben senden altın falan istemedim, ben Allah’tan istedim, O da verdi, deyince yahudi ne yapacağını şaşırdı, doğru kadıya varıp hoca merhumu şikâyet etti.
Nasreddin hocaya gelip:
— Mahkemeye gideceğiz, deyince, hoca:
— Giderim ama, altıma bir at, sırtıma bir kürk isterim, dedi. Yahudi
çaresiz bunları kabullenip bir at bir de kürk aldı hocaya…
Beraber kadının huzuruna çıktılar. Yahudi derdini anlattı:
— Benim paralarımı vermiyor, dedi. Kadı hoca merhuma sordu:
— Ne diyeceksin bu iddialar karşısında? diye. Hoca merhum:
— Kadı efendi, bu adam yalancının tekidir. Bana para falan vermedi. Bu adamdan korkuyorum biraz sonra dışardaki ata bile «Benimdir!» diyecektir,
dedi.
Yâhudinîn gözleri bir karış açık:
— Evet, kadı efendi. Dışardaki at da aslında benim, dedi. Hoca merhum:

Görüyorsun değil mi kadı efendi? Ben ne dedim, korkarım şu
sırtımdaki kürke bile sahip çıkabilir, «O da benimdir» diyebilir.
Bu adam

bu kadar yalancı ve düzenbazdır, dedi. Yahudi heyecanla:
O da benim kadı efendi. Ben verdim buraya gelirken onu, dedi. Hoca
Merhum:
— Ben demedim mi Kadı efendi, dedi. Kadı yahudinin haksızlığına
hükmetti. Yahudi mahkemeden eli boş döndü tabii. İkisi bir yola çıkıp
gitmeye başladılar. Hoca atta, yahudi yürüyor.
Hoca merhumun oyunu burada sona ermişti:
— Al atını, kürkünü ve paralarını. Ben senin malına sahip olacak
değilim. Fakat bundan sonra sakın kendini Allah yerine koyayım deme,

diyerek adama biraz da akıl verdi.

:) Hırsızlık Duası

Hoca Merhum bir gece evin damında bir ayak sesi duyup hırsız olduğunu anlar ve:
— Hatun geçen gece eve geldim, kapıyı o kadar çaldığım halde açmadın ben de şu duayı okudum ve ayın ışığına yapışarak yavaş yavaş bacadan girdim, der ve bir dua okur.
Hırsız Hocanın okuduğu duayı ezberler ve o da biraz sonra evdekilerin uyuduklarına kalbi kanaat getirince duayı okuyarak kendisini bacadan aşağı koyverir. Bir de bakarki kımıldar hali kalmamış, hurdahaş olmuş. Hoca Merhum hemen seğirtip:
— Hanım hırsızı yakaladım, çabuk ip getir diye bağırınca hırsız:
— Efendi kendini boşuna yorma, o dua sende, bu akıl bende olduğu müddetçe ben senin elinden nasıl olsa kurtulamam, der.

:) HAYALİN KOKUSU

Hoca’nın canı şöyle bir tarhana çorbası çekmiş. Başlamış ağzı sulana sulana hayal kurmaya. O sırada kapı çalınmış ve komşunun oğlu:
– Hocam, annem hasta, bir tas çorba istiyor, demiş.
Hoca,söylenmiş kendi kendine:
– Hey Allah’ım,bizim komşular hayalin bile kokusunu alıyor demiş……..

:) BOĞAZINA ATEŞ DÜŞTÜĞÜ ZAMAN

Nasreddin Hoca’nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız. ?
Hoca hemen :
-Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.

:) DÜNYANIN DENGESİ

  Hoca’nın, her sorunun altından kalktığını duyan bir adam:
– Benim soruma bir cevap bulamaz, diye öğünür.
Günlerden bir gün yolda karşılaşırlar. Adam sorar :
– Hocam der, söyler misin, sabah olupda insanlar evlerinden çıkınca ne diye hep aynı yöne gitmezler de kimi o yana, kimi bu yana gider?
Hoca hemen cevabını verir sorunun:
Yahu efendi der, herkes aynı yöne gidecek olursa dünyanın dengesi bozulurdu

:) DÜNYA KAÇ ARŞIN?

Nasreddin Hoca’ya bir kere sordular:
Hoca efendi, acaba şu dünya kaç arşındır? Bunu senden başka kimse bilmez.
O sırada da yoldan bir cenaze geçiyordu. Hoca, parmağını tabuta doğru uzattı:
-Ona sorun, dedi. Bakın, ölçmüş biçmiş, gidiyor!

:) Güvercin dişi miydi, erkek miydi?

Hocaya sormuşlar
– Hz.Nuh’un gemisine zeytin dalını getiren güvercin dişi miydi, erkek miydi?
Hoca hemen cevaplamış:
– Mutlaka erkekti, dişi olsaydı ağzını uzun zaman kapalı tutamazdı ki.