Reklamlar

Posts Tagged ‘NASREDDİN HOCA FIKRASI’

:) YEMESİ KOLAY OLSUN!

Timur’un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara kağıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasreddin Hoca’yı alır. Nasreddin Hoca hesapları yufka üzerine yapmaya başlar. Timur, bunu görür ve sebebini sorar. Cevap da tam Hoca’dan beklenildiği gibi  olur :

– Yemesi kolay olsun diye !

***

 

Reklamlar

:) SANATIN YARISI

Nasreddin Hoca çocukken onu bir terzinin yanına çırak olarak vermişler. Aradan altı yedi ay geçmiş.
Bir gün anacağı çocuğu yanına oturtup:
– Anlat bakalım oğlum demiş bu kadar aydır gidip geliyorsun. Ne öğrendin ustandan?
Küçük Nasreddin kocaman gözlerini anasına dikip:
– Anam diye cevap vermiş. Dualarının bereketiyle terzilik sanatınının yarısını öğrendim. Artık dikilmiş şeyleri güzelce sökebiliyorum. Şimdi iş sökülmüşleri dikmeye kaldı. Ama sabredip onu da öğreneceğim,
hiç merak etme sen…

***

DİĞER NASREDDİN HOCA FIKRALARI İÇİN TIKLAYINIZ….

:) YEMEĞİN BUĞUSU PARANIN SESi

Hoca Akşehir’de Kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış, bir aşçıdır. Öbürü ise boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:
– Hocam demiş, bu adamdan davacıyım ben. Dükkanın önünde kuru fasülye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde bir somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasülye buğusunun ücretini istedim, vermedi.

Hoca anlatılanları dikkatle dinledikten sonra fakire dönüp :
– Doğru mu bunlar? diye sorar.
– Evet, der fakir adam.
– Öyleyse para keseni çıkar bakalım.
Zavallı fakir, Kadı efendiye karşı gelemez. İçinde üç beş akçe bulunan kesesini hocaya uzatır.
Hoca bu sefer aşçıyı çağırır yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlar. Sonra da :
– Haydi der aldın işte alacağını! Aşçı:

– Nasıl olur? diye şaşkınlığını belli eder. Paramı
vermediniz henüz.
Hoca cevap verir:
– Fazla uzatma der, yemeğin buğusunu satan, paranın da sesini alır elbet!…

 

Diğer mizah yazıları için tıklayınız…

:) NASREDDİN HOCA FIKRASI – EV SECDEYE GİDERSE…

Uzun bir yolculuğa çıkan Hoca bir akşam üstü eski bir hana iner. Han o kadar yıkık döküktür ki nereye baksan zangır zangır titriyor. Hoca :
– Yahu hancı efendi der, bu nasıl ev böyle. Şunu doğru dürüst tamir ettirsen olmaz mı? Her köşesinden bir ses geliyor.
Hancı oralı olmaz hiç.
– Aldırma hoca der, bizim ev biraz derviş tabiatlıdır. Devamlı Allah’ı zikreder.
Hoca bunları da duyunca artık dayanamaz :
– Hele der, ver şu aldığın paramı da çekip gideyim burdan. Ne olur, ne olmaz. Belki senin derviş evinin aklına secdeye kapanmak gelir?

 

:) NASREDDİN HOCA FIKRASI – SUYUN İYİSİ

Hava çok sıcaktı, Nasreddin Hoca pek susamıştı. Deniz suyundan bir avuç aldı. Fakat yüzünü ekşitti, içemedi. Harareti artmıştı, Derken bir pınar gördü. Buz gibi tatlı sudan kana kana içti. “Elhamdü lillah!” dedikten sonra da denize doğru baktı: 

“Boş yere kabarıp durma, dedi. Su dediğin işte böyle olur!..”