Etiket arşivi: Kıssa

Allahü Teala Yükümüzü Bu Arslana Yükletti(Hanımların sıkıntılarına katlanmak)

İbn-i Sina, Şeyh Ebu’l Hasan Hazretlerini ziyaret için evine geldi. Kapıyı çalınca hanımı çıktı ve:

“Ne istiyorsun?” dedi. İbn-i Sina:

“Şeyh Ebu’l Hasan Hazretlerini ziyaret etmek için geldim” deyince kadın Şeyh Hazretleri hakkında –onun büyüklüğüne inanmadığı için- uygun olmayan sözler söyledi ve:

“Onun için mi bu kadar yoldan gelip yoruldun” dedi. İbn-i Sina:

Ben onu görmek, sohbetinde bulunmak istiyorum.” deyince :

“Odun toplamaya gitti.” dedi.  İbn-i Sina, ormana doğru yola çıktı. Şeyh Hazretlerini, topladığı odunları bir arslana yüklemiş gelirken gördü. İbn-i Sina bu hale çok şaşırdı, hayret etti. Yanına varınca Şeyh Hazretleri:

“Buna şaşırma! Ben hanımımın yükünü nefsime yükledim, Allahü Teala da bizim yükümüzü bu arslana yükledi.” buyurdu.

 Feridüddin Attar, Tezkiretü’l-Evliya, S.578

 Kaynak: Silsile-i Sadat-ı Nakşibendiye Sahife 100

***

KARI KOCA NASIL GEÇİNİR? BİR DELİYE BİR VELİ ROLÜ Tıklayınız.

……….LÜTFEN ALLAH’I GÖSTERİR MİSİNİZ?

           ilim artırmak

GÜNEŞE BAKAN GENÇLER

            Dünyaca bilinen alim Franklen, bir gün okulda ders verirken, talebelerinden biri demiş ki:

           “-Efendim, siz hep Allah’ın varlığından söz ediyorsunuz. Halbuki her varlık gözle görülüyor, fakat Allah’ı göremiyoruz, lütfen Allah’ı gösterir misiniz?”

            Bu dehşetli soru  üzerine, Franklen bütün talebeyi dışarı çıkarmış, öğle üzeri, güneşin en şiddetli olduğu bir zamanmış. Onlara göz kırpmadan güneşe  bakmalarını söylemiş, fakat birkaç saniye sonra çocukların gözleri güneşten kamaşmış, göremez olmuş.

            Bunun üzerine Franklen, başları eğik, hala gözlerini oğuşturan ve silen talebelere şöyle hitab etmiş:

             “-Evlatlarım, siz hiç biriniz güneşe on saniye bakamadınız, gözleriniz kamaştı, sulandı. Göremez oldu. Biraz daha baksaydınız hepiniz kör olurdunuz. İşte bu güneş Allah’ın bir eseridir. Siz Allah’ın eserine bile on saniye bakamadınız; Allah’ın kendisine nasıl bakabilirsiniz? O kudreti kendinde kim görebilir?

 Kaynak : Beyaz Sır(Hızır’a ve Huzura Kavuşturan Esma’ül Hünsa) Sahife 148

***

ÜÇ SORU VE BİR TOPRAK TEZEĞİYLE ÜÇ CEVAP

İHLAS’IN NETİCESİ

“Ameller(in hükmü) ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)

Hz. Âdem yeryüzüne inince, bütün vahşi hayvanlar yanına gelip onunla selamlaşarak ziyaretinde bulundular. Hz. Âdem, bu hayvanların her birine bir duâ etti. Nihayet bir grup geyik gelerek onu ziyaret etti. Hz. Âdem onlar için de duâ etti ve sırtlarını sıvazladı. Geyikler oradan ayrılır ayrılmaz misk gibi kokmaya başladılar.

Diğer hayvanlardan bir grup bunun sebebini sorunca onlar

“Âdem (a.s)’ı ziyaret ettik, bize duâ etti ve sırtımızı sıvazladı.” dediler. Bunun üzerine onlar da Hz. Âdem’in yanına gittiler. Onlara da duâ etti sırtlarını sıvazladı. Fakat onlarda güzel koku olmayınca

“Bize de size yaptığının aynısını yaptı ama size lütfedilen güzel kokudan bize bir şey verilmedi. Bunun sebebi nedir?” diye sordular. Geyikler,

“Biz onu Allâhü Teâlâ için ziyaret etmiştik. Siz ise misk kokusu için ziyaret ettiniz” cevabını verdiler.

Diğer bir rivâyette şöyledir:

Âdem (a.s) cennetten yeryüzüne inince yanında dört incir yaprağı vardı. Hayvanlar Hz. Âdem’in tövbesini tebrik etmek üzere ziyarete geldiler. Dört hayvan erken davrandı, diğer hayvanlardan önce ziyaret ettiler. Hz. Âdem yaprağın birini geyiğe yedirdi ve ondan misk oldu. Diğer yaprağı arıya yedirdi ve ondan bal oldu. Üçüncü yaprağı ipek böceğine yedirdi ve ondan ipek oldu. Son yaprağı Amber balığına yedirdi ve ondan da amber oldu.

Kaynak : Fazilet Takvimi 30 Eylül 2012

Namaz Hakkında Hikaye, Kıssa : Deve sahibinden neden kaçtı?

Bir gün Peygamber Efendimiz(S.A..V.)’in yanına bir deve geliyor. Arkasından devenin sahibi geliyor. Sahibi deveyi Peygamber Efendimiz(S.A..V.)’e şikayet ediyor.

-“Ya Rasülellah bu benim işimi görmüyor, benden kaçıyor” deyince deve lisana gelip:

-“Ya Rasülellah o sahibim sahibinden, yaradanından günde beş defa kaçıyor, o söz versin yaradanına itaat edeceğine, bende ona itaat edeceğime söz veriyorum” deyince devenin sahibi de Peygamberimize(S.A.V.)’e söz verir ve oradan ayrılırlar.

***

Muhammed Bahaüddin Şah Nakşibend(k.s.) Hazretleri buyurmuşlar ki:

– Bir derviş, bir yerine batan dikenden şikayet ederse, önce şunu öğrenmesi lazımdır. Bu işe, nereden, nasıl uğradı?