Etiket arşivi: Huzur ve Saadetin Kıymetini Bilmek

Huzur ve Saadetin Kıymetini Bilmek

Bir pâdişâhın acemi bir kölesi vardı. Bir gün bu köle ile gemiye binmişti. Köle o zamana kadar hiç gemiye binmemiş ve deniz görmemişti. Gemi yolculuğunun bir takım sıkıntıları ve zorlukları vardı. Köle, gemi limandan ayrıldığı andan îtibaren titremeye başladı. Ne yaptılarsa köleyi sâkinleştiremediler. Gemide âlim bir kişi vardı. Hükümdâra;

“Müsâde ederseniz ben onu susturayım” dedi.

Hükümdar da o zâta izin verdi. O zât, köleyi denize attırdı. Köle birkaç kere suya battı, çıktı. Geminin bir tarafına can havliyle tutundu. Onu saçından tutup gemiye aldılar. Bu olaydan sonra köle, köşesinde sessiz ve sâkin oturdu. Hükümdar âlimden bu işin hikmetini sordu. O da;

“Köle suya girmeden evvel, gemideki selâmetin kadrini ve kıymetini bilmiyordu. İşte huzûrla, saâdet ve sıhhat de böyledir. Huzûr içinde yaşıyan, mesûd olan, bir felâkete uğramadıkça, o huzûr ve saâdetin kıymetini bilmez. İnsan hasta olmadıkça da, sağlığının kıymetini bilmez” dedi.

Kaynak : Sa’dî-i Şîrâzî – Gülistan

Saadetin Esası

Meşhur şair Hersekli Arif Hikmet merhum şöyle dermiş: “Birçok seyahat ettim, birçok âlimler gördüm, her mesleğe vâkıf oldum, birçok paralar sarf ettim, zevk ve safa sürdüm, dünyanın soğuk ve sıcağını tecrübe ettim, saadetin esası olarak şu dört şeyi buldum: Sıhhat, hesabını bilmek, güzel ahlâk ve kalbi Allâh’ın zikriyle meşgul etmek.”
***

Hikaye: Huzur ve Saadetin Kıymetini Bilmek tıklayınız…