Posts Tagged ‘:Bineksiz Kalmamak için…’

KURBAN KESMEK HADİS-İ ŞERİF

kurban

KURBAN

***

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

***

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

***

Bineksiz Kalmamak için…

***

Kurban kesilecek sığır cinsi hayvanın iki yaşını doldurmuş olması şart mıdır? Şart ise, hicri takvime göre mi yoksa miladi takvime göre mi hesap edilecektir?

Reklamlar

ÜÇ AYLARDAN RECEP AYI(29 Mart 2017 Çarşamba(Hicrî:01 Recep 1438))

“Receb ayının ilk günü oruç tutmak üç senelik günahlara, ikinci gününde oruç iki senelik günahlara; üçüncü gününde oruç bir senelik günahlara keffarettir. Sonraki her gün bir aya keffarettir.” (Hadîs-i Şerîf, Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

“Beş gece vardır ki, bu gecelerde yapılan duâlar reddolunmaz. Cuma gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şabân ayının on beşinci (yani berât) gecesi ve bayram geceleri.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i Abdurrezzâk)

RECEB-İ ŞERÎF

29 Mart 2017 Çarşamba(Hicrî:01 Recep 1438) günü idrak edeceğimiz mübârek Receb ayı, kamerî ayların yedincisidir. “Eşhuru hurum”dan olan bu ay, Şehrullah yani Allâhü Teâlâ’nın ayıdır. Bu aya oruçlu girmeli ve bu ayda çok ilticâ etmelidir.

(Misafir geleceği zaman nasıl evimizi temizliyor ve kendimizi çeki düzen veriyorsak, Müslümanlara rahmet ve mağfiret olarak gelen bu ay gelmeden tevbe etmeli, kendimizi madden ve manen temizlemeli ve oruçla karşılamalıyız.)

Receb ayının 1’inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2’nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3’üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir. Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir. Bu ay Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhi’yi bildiren İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, ayrıca günde 11 defa İhlâs-ı Şerîf okumalı, tevhid, istiğfâr ve salavât-ı şerifeyi ihmâl etmemelidir. Bu ayda 2 kandil vardır:

1. İlk cuma gecesi “Regâib Kandili”,(30 Mart 2017 Perşembe akşamı)

2. Yirmi yedinci gecesi “Mi’rac Kandili”dir.

Bu ayın birinci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i Şerîf’in ilk onu zarfında bir def’aya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır.

Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha ile- 100 İhlâs-ı Şerif okumak da çok sevâptır. Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, Eyyâm-ı Bıyz’da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

RECEB AYI ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN AYIDIR.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Receb ayı Allâh’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” buyurdular.

Receb ayı, günahları terk içindir. Şaban Allâh’ın ahdine vefa ve amel içindir. Ramazan sıdk ve safa içindir.

Receb tevbenin kabûlüne, Şabân şefâate, Ramazan ise sevabların kat kat olmasına vesiledir. Receb tohum ekme, Şaban sulama, Ramazan ise hasad ayı yani ekip suladığını biçip devşirip toplayacak bir aydır.

Receb öyle bir aydır ki, Allâhü Teâlâ onda işlenen hayırlara kat kat sevâb verir.

Bu ayda edilen duâ müstecâb (kabul) olur. Onda işlenen küçük hatalar affolunur. Onda işlenen hayrın sevâbı gibi işlenen günahın cezâsı da kat kat olur.

Peygamber Efendimize (s.a.v.) “Yâ Resûlallâh! ‘Receb Allâh’ın ayıdır’ ne demektir,” diye sorulunca “Receb Allâh’ın ayıdır. Çünkü Receb, Hakk’ın mağfiretine mahsus bir aydır… Bu ayda Allâhü Teâlâ peygamberlerin duâlarını kabûl etmiştir. Bu ayda Allâh, evliyasını düşmanlarından kurtarmıştır.

Bir kimse bu ayda oruç tutsa, Allâh ona üç türlü lütufta bulunur: Onun geçmiş günahlarını mağfiret eder, kalan hayatında (hayır üzere bulundukça) onu korur, mahşerde susuzluktan emin kılar.

Bir yaşlı zât ayağa kalkıp: “Yâ Resûlallâh! Ben Receb ayının hepsini oruç tutamam” deyince “Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş gibi olursun. Çünkü hasene on katı ile yazılır, ammâ ilk Cuma gecesinden de gâfil olma” buyurdular. Fazilet Takvimi

***

REGÂİB GECESİ VE BU GECEDE YAPILACAK İBÂDETLER

Receb-i Şerîfin ilk cuma gecesi, yâni

30 Mart 2017 Perşembeyi Cumaya bağlayan gece Regâib Gecesi’dir. Bu geceyi oruçlu olarak karşılamalıdır.

Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında 12 rek’at Hâcet namazı kılınır. İki rek’atte bir selâm verilerek kılınan bu namazda, Fâtiha’dan sonra her rek’atte 3 İnnâ enzelnâhü… ile 12 İhlâs-ı şerîf okunur. Namazdan sonra, 7 Salât-ı Ümmiye okunup secdeye varılır. Salât-ı Ümmiye şudur:

“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedini’n- nebiyyi’l-ümmiyyi ve alâ âlihı ve sahbihı ve sellim.”

Secdede 70 defa “Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l- melâiketi ve’r-Rûh” okunur. Secdeden kalkıp bir defa “Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta’lem. İnneke ente’l-e’azzü’l-ekrem.” okunur. Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa “Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-Rûh” okunur. Secdeden sonra duâ edilir. Duâda Allâh’a şu şekilde ilticâ etmelidir: “Allâhümme bârik lenâ Recebe ve Şa’bâne ve belliğnâ Ramazân.” Regâib Gecesi’nden sonraki gündüzde, yani cuma günü öğle ile ikindi arasında 2 rek’atte bir selâm verilerek 4 rek’at teşekkür namazı kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha, 7 Âyetü’l-Kürsî, 5 İhlâs-ı şerîf, 5 Kul eûzü birabbi’l-felak, 5 Kul eûzü birabbi’n-nâs sûreleri okunur. Namazdan sonra 25 defa “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l- aliyyi’l-azîmi’l-kebîri’l-müteâl”, 25 defa “Estağfirullâhe’l-azîm ve etûbü ileyk” diyerek istiğfâr ve sonra da duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

***

RECEB AYINDA ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ

Rasülüllah S.A.V. ile beraber yürüyorduk. Bir kavmin kabristanına uğradık. Aleyhisselâm Efendimiz durdu. Şiddetli bir şekilde ağladı ve dua etti. Sonra şöyle buyurdu: -“Ey Sevbân, buradakiler kabirlerinde azab görüyorlar. Onlara dua ettim, azabları hafifletildi.” Daha sonra buyurdu ki: -“Eğer onlar Receb ayında bir gün oruç tutsalardı, yahut bir geceyi olsun ibadetle geçirselerdi kabirlerinde azab görmezlerdi.”  Enes bin Malik’in naklettiği bir Hadis-i Şerif ise şöyledir: -Kim Receb ayında bir defa ihlas suresini okursa Hazreti Allah onun elli senelik günahını af eder. Receb ayında oruç tutmanın faziletine dair bir çok Hadis-i Şerif rivayet edilmiştir.  Hadis-i Şerif: Ebu Katâde Enes Radıyallâhü Anh’dan rivayet ediyor: -Cennette bir nehir vardır. Ona Receb denir. Sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Receb ayında bir gün oruç tutanı Hazreti Allah o nehirden sular.   Hadis-i Şerif: -Receb ayının sair ayları üzerine fazileti, Kuran’ın diğer kitaplar üzerine fazileti gibidir. Kim onda üç gün oruç tutarsa Allâh’ü Teâlâ o kişi ile Cehennem arasında bir hendek ve perde kılar.  Said İbni Cübeyr babasından, o da Rasülüllah Aleyhisselâm’dan rivayet etti. Efendimiz buyurdular ki: -Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder, seyyiâtı da siler. Kim Receb’den bir gün oruç tutarsa, sanki bir sene oruç tutmuş gibi olur. Kim ondan yedi gün oruç tutarsa ona cehennemin yedi kapısık apanır. Kim ondan sekiz gün oruç tutarsa, ona cennetin sekiz kapısı açılır. Kim ondan on gün oruç tutarsa, Allah ona istediğini verir. Kim ondan on beş gün oruç tutarsa kendisine şöyle seslenilir: “Gerçekten af olundu.” Kim artırırsa Allah da ona (ecrini) artırır. (Ramuz 288/13)

***

RECEB’E TAZİM EDEN KABRİNDE YALNIZ DEĞİLDİR

Beyt-i Makdis’de ibadetine düşkün bir kadın vardı. Receb ayı geldiği zaman bu aya tazim kastı ile her gün 11 defa İhlası Şerifi okurdu. Kıymetli ve pahalı elbiselerini çıkarır, eski ve değersiz elbiseler giyerdi. Yine bir Receb ayında hastalandı. Eski elbiseleri ile defnedilmesini vasiyet etti. Oğlu, insanlara gösteriş için değerli kumaşlar ile kefenledi. Rüyada oğluna dedi ki:

-“Oğlum! Niye vasiyetimi tutmadın.” Kabrini kazdı, fakat mezarında bulamadı. Hayret ve üzüntü ile ağlamaya başladı. O esnada şöyle bir ses duydu:

-“Bilmez misin ki, bizim ayımız Receb’e tazim eden kabrinde yalnız başına bırakılmaz.” (Zübdet-ül Vaiz”in’den)

KURBAN

Âlemlerin Rabb’i Allah’a hamdolsun.  Resûlüne, Âl ve Ashâb’ına salât ü selâm olsun

KURBAN: Kulluk borcunu ödemek niyetiyle vakti içinde kurbanlık hayvanı kesmektir.

Müslüman, hür, mukîm ve dînen zengin sayılan erkek ve kadına her sene kurban kesmek vâciptir.

Kurbandan maksat, dünyada vâcip olan borcun ödenmesi, âhrette fazl-ı Îlâhî ile sevaba kavuşmaktır.

Kurbanı diri olarak hayra vermek veya kurban yerine parasını sadaka vermek câiz değildir. Borcu ödenmez.

* * *

SEFERÎ İÇİN KURBAN

Seferde olan kimseye kurban vâcip değildir. Seyâhate çıkıp da “Kurbanı falan yerde keserim,” diyenin kestiği kurban nâfile olur. münâsip olan, kurbanı oturduğu yerde kesmektir. Sonra dilediği yere gider.

Hacılar da seferîdir. Hacc-ı Kıran ve hacc-ı temettû yapanların kurbanları vâcip olarak orada teşekküren kesilir. Diğer hacıların orada kesmesi, nâfile ve müstahap olur.

KURBANDA NİSÂB

Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla 20 miskal (96 gram 22 ayar) altın veya 200 dirhem (640 gram) gümüş veya bunların kıymetinde parası, ticâret malı olan kimseye kurban kesmek vâciptir.

Kurban kesmek için bu servette nemâ (çoğalmak) ve üzerinden bir sene geçmek şart değildir. Bayramın üçüncü günü de nisâba mâlik olsa kurban kesmek vâcip olur.

* * *

ASLÎ İHTİYAÇLAR

Oturacak ev ve döşemesine yetecek eşya.

Binek, (hayvan, bisiklet, motosiklet, otomobil vb.)

Bir adet silâh.

İş elbisesi, günlük elbise ve bayramlık olmak üzere üç kat giyecek.

Kendisine ve bakımı üzerine vâcip olan kimselere bir sene yetecek nafaka.

Çift sürmede kullanılan bir çift hayvan (at. Katır, manda öküz vb. veya bir traktör) ile zirâat âletleri.

Sanatkârın âletleri.

Her eserden bir takım, kitaplar. (Okumasını bilmeyenlerin elinde bulunan kitaplar, bu hükmün dışında olup kurban nisâbına dahildir.)

* * *

KURBANLIK HAYVANLAR

Kurban dört cins hayvandan olur. Koyun, keçi, sığır ve deve. Manda sığır cinsine dahildir.

Şartları: ehlî, belirli bir yaşa ulaşmış ve ayıpsız olmak lâzımdır.

Vahşî sığır, ehlîleştirilmiş olsa da, kurban olmaz. Ehlî iken sonradan vahşîleşen kurban olur.

Devenin beş seneliği, sığır ve mandanın iki seneliği, koyun ve keçinin bir seneliği kurban olur. altı ayını dolduran kuzu, anası kadar gösterişli ise kurban olur. oğlak yaşını doldurmadıkça kurban olmaz.

Koyun ve keçi ne kadar büyük olsa da bir kişi için kurban olur. deve, sığır ve manda yedi kişiye kadar kurban edilebilir. Yedi kişiden biri kurban, ikinci adak, üçüncü akîka, dördüncü Peygamberimize veya üstazı, hocası, babası,  vâlidesi veya akrabasından biri için, beşinci Harem’de avlanma cezası için, altıncı hediye, yedinci nâfile kurbana niyet etseler Hanefî mezhebince câizdir. İçlerinden biri etlik veya ticâret için iştirak ederse veya hiç niyet etmezse, hepsinin kurbanı hederdir. (kabul olunmaz.)

Kurbanı alamadan önce iştirak etmek evlâ; sonradan iştirak mekruhtur.

Kurbana iştirak eden bütün ortakların “Kurban, ibâdet ve sevabına” niyet etmeleri ve ortakların hisselerinin eşit olması şarttır. (Mülteka)

* * *

EFDAL OLAN KURBAN

Eti çok ve pahası yüksek olandır.

Gözleri, karnı, ayakları ve göğsü siyah olan koyunu kurban etmek övülmüş ve ziyâdesiyle efdal görülmüştür.

Sığırın dişisi, koyun ve keçinin erkeği efdaldir.

* * *

KURBAN EDİLMESİ CÂİZ

OLAN HAYVANLAR

Kurbanın boynuzlu, boynuzsuz, boynuzu biraz kırık veya husyeleri buruk olması kurban edilmesine mânî değildir.

* * *

KURBAN EDİLMESİ CÂİZ

OLMAYAN HAYVANLAR

– Bir veya iki gözü kör,

– Görme hassasının çoğu gitmiş,

– Ayağı kırık,

– Kesileceği yere yürüyemeyecek kadar topal,

– Ölüm hastası,

– Dilinin veya kulağının veya burnunun veya kuyruğunun veya tenasül uzvunun çoğu kopmuş,

– Dilsiz doğmuş, kulaksız doğmuş,

– Dişlerinin çoğu dökülmüş,

– Meme uçlarının çoğu kopmuş,

(Koyun ve keçinin birer memesi, sığırın iki memesi kesilmişse)

– Zayıf ve uyuz,

– Kan işeyen.

Bu gibi özürler bulunan hayvan kurban olmaz.

Yavrulaması yakın olan hayvanı kesmek mekruhtur.

Eğer kurban alındıktan sonra, böyle bir özür hâsıl olursa, zengin olan başkasının kurban eder. Fakire kurban vâcip olmadığından alırken  dahî ayıplı olsa onu kesmesi kafidir.

* * *

Kurbanı kesmeden önce tüylerini kırpmak, sütünden istifâde etmek mekruhtur. Tüylerini kırpmışsa, tasadduk eder.

Hayvanı kesileceği yere sürüyerek götürmek mekruhtur.

Diri hayvanın bir uzvunu kesip yemek, haramdır.

* * *

 

 

KURBAN KESME VAKTİ

*Şehirlerde bayram namazından sonra; göçebeler, köydekiler, yani bayram namazı kılmak vâcip olmayan  yerde oturanlar şafak söktükten sonra keserler.

*Kurbanı bayramın ilk günü kesmek efdaldir. Gece kesmek mekruhtur.

*Kurban başka bir yerde (vekâleten kesilecek)se, kurbanın kesildiği yerdeki vakte itibar edilir.

*Üst üste üç günün her birinde başka başka kurban kesilebilir.

KURBANI KİM KESER?

*Erkek – kadın, elinden gelen kendi kesmeli… elinden gelmemek erkek için ayıptır.

Kendisi kesemiyorsa, yanında bulunur, güzel niyet eder başkasına kestirir. Kitap ehli olan Hıristiyan’a veya Yahûdi’ye kestirmek mekruhtur.

Peygamberimiz S.A.V., Vedâ Haccı’nda yüz deve kurban ettiler. Kendi yaşları olan altmış üç adedini bizzat kesmişler, otuz yedisini Hz. Ali’ye kestirmiştir.

*Müslüman kadın, erkek, genç, yaşlı (bunamış da olsa), hayızlı, cünüp, abraş (alaca hastalığı olan) kimselerin kestiği helâldir.

*Kitap ehli olan, dilsiz ve sünnetsiz olanların kestikleri mekruhtur.

*Dinsiz, Mecûsi, puta tapan, mürted, cebriye, İncil’i kasten değiştiren Hıristiyan, Besmeleyi kasten terk eden kimselerin kestiği helâl olmaz.

* * *

İKİ KİMSE YANLIŞLIKLA BİRBİRİNİN KURBANINI KESSE

Kesilen hayvan kesenin kurbanı olmak üzere câizdir. tazmin icâp etmez. Eğer mevcut iseler her biri kestiği kurbanı alır, yenmesine mânî hal yoksa, helallaşırlar. Eğer aralarında ihtilâf olursa, her biri diğerine etin kıymetini öder. Para artarsa tasadduk edilir.

Bir kimse başkasına âit kurbanı izinsiz olarak kesse ve kendisi için niyet etse, kurban sâhibine âit olur.

* * *

KURBAN KESME USÛLÜ

Koyun, keçi, ve sığır eziyet vermeden sol tarafı üzerine kıbleye karşı yatırılır. Ayaklarından üçü bağlanır, üstte kalan sağ arka bacağı bağlanmaz. Sığırın dört ayağını da bağlamakta beis yoktur.

Deve ayakta iken kurban edilir. Sol ön ayağını bağlayarak yıkmak da câizdir.

A–Niyet:

Kurban kesen:

Yâ Rabb’î, niyet eyledim rızâ-i şerifin için kurban kesmeye…

 Şu vücûdum çok kabahat ve günahlar işledi. Bunu sana kurban etmem lâzım. Lâkin sen haram kıldın. Bu günahkâr vücûduma bedel olmak üzere bu kurbanı kesiyorum. Kabul buyur,” diye niyet eder.

Kurban vekâleten kesilecekse, vekil olan, “Sahibinin niyetine” diye niyetlenir.

Bir kimse kendisine bırakılan kurbanı sahibinin izni olmadan kesse, bunu ödemesi icap etmediği gibi, sahibinden de kurban borcu düşer. Çünkü buna delâlet yoluyla izin verilmiştir. (Büyük İslâm İlmihâli)

Kurban, üç tekbir getirip “Bismillâhi Allahü Ekber” diyerek kesilir.

B-Kurban Kesmek:

*Boğazın iki tarafındaki “vedec” denilen iki büyük damarla, nefes ve yemek içmek borusunu kesmektir.

Bu dördün üçü kesilse hayvan helâl olur. (Mülteka)

Kezâ, yemek ve nefes boruları kesilse ve şah damarlarının ekserîsi de kesilmiş olsa, helâldir.

* Bıçak bilemeyi ve boğazlamayı başka bir hayvana göstermek mekruhtur. (Dürrü Muhtar)

*Bıçak kesmezse, hayvan yaralı beklerken bilemek haramdır. (Vahdetî)

*Kör bıçakla kesmeye uğraşmak, hemen murdar iliği kesmek, ensesinden kesmek, hayvanı lüzumsuz incitmek, canı çıkmadan yüzmeye başlamak veya kelleyi gövdeden ayırmak, hayvanı kıbleye çevirmeden kesmek mekruhtur.

*Kesilmeden ölen hayvan murdar olduğu gibi, boğulan, başı koparılan, beynine tokmak vurarak öldürülen, veya kulak tozuna şiş saplanarak öldürülen hayvanlar da murdardır.

Bir yerden yuvarlanan veya bir hayvanla süsleşerek veya kurt parçalayarak ölen hayvan murdar olur. ölmeden yetişip kesilmedikçe yenmez.

Hasta hayvan kesildiğinde hareket eder yahut kan akarsa yenir. Bu iki alâmetten biri olmaz ve keserken canlı olduğu bilinmezse yenmez.

Kurban murdar olunca eti yenmez, kurban borcu da ödenmiş olmaz.

Alınan kurban, kesilmeden ölürse, zengin tekrar alıp keser. Fakirse lâzım gelmez.

* * *

 

KURBAN KAYBOLUR VEYA ÇALINIRSA?

Yerine başkası kesildikten sonra da bulunsa, fakir onu da keser. Çünkü nâfile kendisine vâcip olmuştur. Zenginse, kestiği kurban yeter.

* * *

KURBANDAN CANLI YAVRU ÇIKARSA?

O da kesilip yenir. Ölü çıkarsa yenmez.

* * *

KURBAN, GÜNÜNDE KESİLMEZSE?

Vâcip olan veya nezir edilen kurban, vakti içinde kesilmez de, elde kalır, günü geçerse, aynen ve tamamen tasadduk edilir. Ölmüşse, kıymeti tasadduk edilir, gelecek seneye bırakılmaz.

* * *

KURBAN KESİLDİKTEN SONRA

İki rekât teşekkür namazı kılınır. Fatihadan sonra, birinci rekâtta İnnâ A’taynâ, ikincide, İhlâs-ı Şerif okunur.

* * *

KURBAN KESEMEYENLERİN İBÂDETİ

Mâlî durumu kurban kesmeye müsâit olmayanlar, Bayramın birinci günü öğleden sonra iki rekâtta selâm vererek altı rekât namaz kılar.

Niyet:

Yâ Rabb’î, âciz kulun kurban kesemedi. Şu vücûdumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenlerden eyle!

Birinci rekâtta: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı Şerif

İkinci de: 1 Fâtiha, 1 İnnâ A’taynâ

Üçüncü de: 1 Fâtiha, 1 Kul Yâ eyyühel kâfirûn

Dördüncü de: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı Şerif

Beşinci de: 1 Fâtiha, 1 Felâk sûresi

Altıncı da: 1 Fâtiha, 1 Nâs Sûresi okunur.

* * *

KURBANIN ORTAKLAR

ARASINDA TAKSİMİ

Ortak kurbanın etini tahmînî olarak, göz kararı ile taksim etmek câiz değildir; taksim, mutlaka tartarak yapılmalı; helâlleşmek kâfi gelmez. (Zâhire)

Etle beraber derisi, ayakları, başı, ciğeri, yağları, hülâsa her çeşit uzvundan eşit seviyede paylaşılırsa, tahmînî olarak taksim câiz olur. (Kadıhan)

Ortaklar eti taksim etmeden pişirip yiyebilirler.

*  *  *

 

KURBANIN ETİ

Nezir dışında, kesilen kurban etinden sahibi zengin de olsa, yiyebileceği gibi, fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. (Büyük İslâm İlmihâli, S. 419, Madde 27)

Kurbanın eti üçe taksim edilerek bir kısmını çoluk çocuğu ile yer, bir kısmı eşe dosta yedirilir veya dağıtılır, bir kısmı da fakirlere verilir.

Âilesi kalabalık olup fazla varlıklı olmayanların tasadduk etmeyip çoluk çocuğuna yedirmesi müstahaptır. (Hülâsa)

Bu hükümler, avama göredir. Havas, kestikleri kurbanın etinden sadece iftar eder, kalan kısmı sadaka olarak dağıtırlar.

Bir görüşe göre de fakir, kestiği kurbanın etinden yiyemez; tahrîmen mekruhtur. Bazı âlimler “Nezir gibidir” dediler. (Büyük İslâm İlmihali, S.419, Madde 27)

Bazı âlimler “Diliyle nezir etmedikçe yer” dediler. (Hülâsa)

Kurban ortaklarından biri kazaya, biri edâya niyet etse, yenmez tasadduk edilir. (İbni Âbidîn)

Kurban eti satılmaz.

* * *

KURBANIN YENMEYEN YERLERİ

1-Kesildiğinde akan kan,

2-Tenâsül uzuvları,

3-Yumurtaları,

4-İdrar kesesi,

5-Öd kesesi,

6-Bezeler.

* * *

KURBAN DERİSİ

Deri aynen hayra verildiği gibi, satılıp parası da verilebilir.

En üstünü Dinimizin gelişip yayılması için vermektir.

Seccâde, dağarcık veya evde kullanılan demirbaş eşya yapılabilir, veya bir şeyle değiştirilebilir, denilmiş.

Yenen içilen bir şeyle değiştirilemez.

Kurban eti ve derisi, kesen kimseye emeği karşılığı olarak verilmez.

Satılıp parası alınmaz.

Aksi halde bedeli tasadduk edilir.

* * *

AKÎKA KURBANI

Yeni doğan çocuk için Cenâb-ı Hakk’a teşekküren kesilendir.

Bu kurban, çocuğun doğumundan bulûğuna kadar kesilebilir. Doğumun yedinci gününde kesmek efdaldir. O gün çocuğun başı tıraş edilip saçları ağırlığınca altın veya gümüş sadaka edilir.

Akîka kurbanı etinden sâhibi de, başkaları da yiyebilir. (Büyük İslâm İlmihali, S. 421)

* * *

ÖLMÜŞLER İÇİN KESİLEN KURBAN

Bir kimse kendi malından sevabını ölmüşlerine bağışlamak üzere kurban kesebilir. Bunu, diğer kurbanlar gibi bayram günlerinde kesmek vâciptir.

Mevtâ için kesilen kurban etinden sâhibi yiyebilir, fakat, mîras bırakanın emriyle ona kesilen kurban eti tamamen tasadduk edilir.

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Bineksiz Kalmamak için…

Kurban kesilecek sığır cinsi hayvanın iki yaşını doldurmuş olması şart mıdır? Şart ise, hicri takvime göre mi yoksa miladi takvime göre mi hesap edilecektir?

Bineksiz Kalmamak için…

Hazreti Enes ve Hazreti Ali (radıyallahü anhüma) rivayet ettiler: Nebi aleyhisselam buyurdular ki:  “Müminler kabirlerinden kalktıkları zaman Rabbül alemiyn meleklere buyurur: Ey meleklerim benim kullarımı yayan götürmeyin. Onları kestikleri kurbanların üzerine bindirin.Çünkü benim kullarım dünyada bineklerle gitmeye alışıktırlar.Onların ilk yaratılmalarında babalarının sulbü onlar için bir binektir.Sonra analarının karnı, sonra meme emerken analarının kucağı sonra babalarının boynu onların bineğidir. Sonra karada at ve katır, denizde gemiler onların merkebidir. Öldükleri zaman din kardeşlerinin boyunları onların bineğidir. Şimdi de kabirlerinden kalktıkları zaman siz onları yürütmeyiniz buyurur. O zaman melekler onlara dünyada kestikleri kurbanları takdim ederler ve onlar da kurbanlarına binerler.”

Kaynak : Mekasidu’t-talibiyn Sayfa 365