Posts Tagged ‘BERAT KANDİLİ(19 NİSAN 2019 CUMA AKŞAMI)’

BERAT KANDİLİ(19 Nisan 2019 Cuma Akşamı)

BERAT GECESİNİN FAZİLETLERİ TIKLAYINIZ…

VAKIA DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ TIKLAYINIZ…

BERAT KANDİLİ(19 NİSAN 2019 CUMA AKŞAMI)

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Berat gecesi, Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı Kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:

(Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.) [Duhan 2,3]

Her sene, Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde, o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi.

Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:

(Şaban öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçluyken arz edilmesini isterim.) [Nesai]

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Berat gecesi göklerin kapıları açılır, melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler.) [Nesai, Beyheki, A, Münziri]

(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü Teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]

(Şaban ayının 15. gecesi, rahmet-i ilahi dünyayı kaplar, herkes affolur. Ancak haksız yere müslümanlara düşmanlık besleyen ve Allahü teâlâya ortak koşan mağfiret olunmaz.) [Beyheki]

(Berat gecesini ganimet, fırsat biliniz. Çünkü belli bir gecedir. Kadir gecesi çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Berat gecesinde çok ibadet ediniz. Yoksa kıyamette pişman olursunuz.) [S. Ebediyye]

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizi]

(Şaban ayında üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.) [Ey oğul ilmihali]

(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı gecesi.) [İ.Asakir]

(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim.” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]

(Cebrail aleyhisselam gelip, “Kalk, namaz kıl ve dua et! Bu gece Şaban ayının 15. gecesidir” dedi. Bu geceyi ihya edenleri Allahü teâlâ affeder. Yalnız, müşrik, büyücü, falcı, cimri, kinci, müşahin, içkici, faizci ve zaniyi affetmez.) [Taberani] (Müşahin, bid’at ehli demektir.)

(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]

(Allahü Teâlâ Berat gecesinde, kâfirler hariç, müminleri mağfiret eder. Kindarları da, bu huylarını bırakıncaya kadar mağfiret etmez.) [Taberani, Beyheki]

(Allahü Teâlâ, Şabanın 15. gecesinde müşrik ve müşahin hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]

(Allahü Teâlâ, Şabanın yarısının [Berat] gecesinde, dünya semasına tecelli eder. Benikelb kabîlesinin koyunlarının kıllarından daha çok kimsenin günahlarını affeder.) [İbni Mace, Tirmizi]

(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(Allahü Teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]

(Allahü Teâlâ şu dört geceyi hayırla süsler: Kurban Ramazan bayramı gecesi, Arefe gecesi Şabanın yarısının [Berat] gecesi ki, onda eceller, rızıklar yazılır.) [Deylemi]

(Salih akrabayı terk eden, ana babaya asi olan Berat gecesi affa kavuşamaz.) [Beyheki]

İçki içmek, cimrilik, kin gütmek gibi günahları işleyen kâfir olmaz. İmanı düzgünse, günahlarının cezasını çektikten sonra Cennete girer. Sevabları günahlarından daha çok gelirse, Cehenneme girmeden de Cennete gider.

Âişe validemiz buyuruyor ki: Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şaban ayının tamamını oruçla geçirirdi. (Buhari)

Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, bilhassa ilim öğrenmelidir. En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihal bilgileridir.

Peygamber efendimiz Berat gecesinde, (Allahümmerzuknâ kalben takıyyen mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakiyyen) duasını çok okurdu.

Hazret-i Âişe validemiz, (Ya Resulallah, Allahü teâlâ seni günah işlemekten muhafaza buyurduğu halde, neden Berat gecesinde çok ibadet ettin?) diye sordu. Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Şükredici kul olmayayım mı? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü teâlâya arz olunur.) [Gunye]

Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.

Hasan-ı Basri hazretleri, Şabanın 15. günü, sanki mezardan çıkmış gibi, yüzü çok solgun görülürdü. Bu üzüntünün sebebini sorduklarında buyurdu ki:

(İlm-i yakîn ile biliyorum ki, günahım vardır. Günahım affedilmezse, sevaplarım da kabul edilmezse, hâlim nice olur diye korkumdan benzim sararıyor.)

Sual: Şabanın 14. mü, 15. günü mü oruç tutulur?

CEVAP

Onbeşinci günü tutulur.

Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.

Berat gecesinde

Sual: Berat gecesinde, kaderimiz tekrar mı yazılıyor?

CEVAP

Hayır. Kader, ezelde Levh-i mahfuzda yazılmıştır. Sonradan bir şey yazılmaz. Yani, Levh-i mahfuzda olacak değişiklikler ve ömürlerin artması ve kısalması da, ezelde yazılmıştır. Allahü teâlânın ezeldeki ilmi nasılsa, Levh-i mahfuzdaki değişiklikler, ona uygun olur. (Tefsir-i Hazin)

Allahü teâlâ, ezelde, hiçbir şey yaratmadan önce her şeyi takdir etti, diledi. Bunlardan, bir yıl içinde olacak her şeyi, Berat gecesinde meleklere bildirir. (S. Ebediyye)

Sual: Berat gecesinde vefat edecekler, dünyaya gelecekler ve amelleri yazılırmış. Bu gece insanın alın yazısı mı değişir? Yani bu gece ettiğimiz dualar yüzünden alın yazımız değişebiliyor mu?

CEVAP

Alın yazısı iki türlüdür:

Birisi dua ile, sadaka vermekle, iyilik etmekle değişir. Birisi ise asla değişmez. Mesela evlenmemiz, iş sahibi olmamız ya değişen kısımdandır veya değişmeyen. Biz bilemeyiz. Onun için dua ederiz, iyilik ederiz, değişen kısımdan ise o değişir. Mesela birisine bir bela geleceği alın yazısında var ise, yine alın yazısında bu kimse dua edecek o beladan kurtulacak diye yazılır. Biz de dua ederiz o belayı önlemiş oluruz. Berat gecesinde yazılacak olanlar da yine ezelde bildirilmiş olanlardır. Ömrün uzaması kısalması da böyledir. Şu iyiliği yapacak ve ömrü uzayacak yahut şu kötülüğü yapacak ve ömrü kısalacak diye yazılıdır. Demek ki hep iyilik yapmaya çalışmalıyız. Yaptığımız şeyler alın yazımızdır.

Şa’ban ayı, kamerî ayların sekizincisi  olup Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.)’in  ay’ı dır.

Bu itibarla,  bu ayda mümkün olduğu kadar çok salavât-ı şerife okumaya devam etmeliyiz ki, şefâat-i Muhammedî’ye nâil olabilelim.

Salavât: Allah’tan rahmet, meleklerden istiðfâr, mü’minlerden duâ mânâsına gelir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine çok salavât-ı şerife “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed”  okumak, o kimsede Peygamber sevgisi olduğunu gösterir, ümmet-i Muhammed’den olduğuna işâret eder ve Efendimiz (s.a.v)’e yaklaşmaya vesîledir.

Yine  bu ay’da  mümkün olduğunca çok  İstiğfâr-ı Şerîf getirmeli  yani “Estağfirullah-el azîm ve etûbü ileyk” demeli,

Bilhassa   Zât-ı İlâhîden bahseden İhlâs-ı Şerîf (kul hüvAllahü ehad) sûresini çok okumalı,

Geceleri kalkıp teheccüd namazları kılmalı,

Hiç olmazsa bir başında, bir ortasında  ve sonunda olmak üzere, (tercîhen) Cuma geceleri her rekatte bir Fatiha, üç Âyetü’l-Kürsî okunarak birer Tesbih Namazı kılınmalıdır.

Tesbih Namazı, günahların afvına vesîle olan, tam bir tevbe istiğfar makamında, dört rekatli bir namazdır.

BERÂET GECESİNİN FAZİLET VE ÖNEMİ

Cenâb-ı Hakk zamanı yarattıðı vakit  onu dilimlere, bölümlere ayırmış; yani senelere, seneleri aylara, ayları haftalara, haftaları günlere, günleri de saat ve dakîkalara taksîm etmiştir.

Bu kısımlardan bazısını da bazısından daha üstün kılmış ve onu kullarına rahmet ve maðfiret vesilesi yapmıştır.

Işte bu müstesnâ ve üstün vasıflarla çok özel hâle gelmiş olan vakitlerden birisi de “Şa’bân-ı Şerîf”in  onbeşinci gecesi yani “Berâet Gecesi”dir.

Berât kelimesi, Berâet’in kısaltılmışı olup, kullanıldığı yerler borçtan, isnad  edilen suçtan kurtulmak manâsına gelmektedir.

Ayrıca, Devlet tarafından vazîfelilere verilen ferman ve ödenilen vergi karşılığında mükelleflere verilen makbuz manâsını da taşır.

Berâet Gecesi fazîleti pek büyük bir gecedir. Bunun en başta gelen sebebi ise; Kur’ân-ı Kerîm’in indirilişinin birinci safhası olan “Inzâl”în  yani Levh-i Mahfuz’dan Dünya semâsına top yekün indirilme hâdisesinin  bu gecede vâkî olmuş olmasıdır..

Cenâb-ı Hak celle celâlühü  bu hususta Duhân Suresinin ilk âyetlerinde şöyle buyurur.

“Hâ Mîm, (Helâl ile harâmı, vesâir hükümleri) açıkca bildiren (bu) kitâb’a (hazreti Kur’ân’a) yemîn ederim ki; hakikâten biz onu mübârek bir gecede indirdik.

Muhakkak Biz Azîmuşşan (onunla inanmayanların uðrayacakları azâbı) haber vericileriz. (O, öyle bir gecedir ki) her hikmetli iş, nezdimizden sâdır olan bir emirle, o gecede ayrılır”.

Hiç şüphe yok ki, Kur’ân-ı Kerim, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e, Nübüvvet ve Risâlet vazifesi tebliğ edilirken bir Kadir Gecesinde gelmeye başlamıştır  ve buna “Tenzil”denir. Bir de “İnzâl” vardır.

Tenzil,  Kur’ân-ı Kerim’in, vakti geldiğinde  ve sebepleri zuhur ettiğinde sûre sûre, âyet âyet Cibrîl-i Emîn vasıtasıyla, Beytü-l-İzze’den Rasûlüllah  Efendimiz’e  indirilmesi demektir.

İnzal ise, Kur’an-ı Kerim’in asıl nüshasının bulunduğu “Levh-i Mahfuz”dan dünyâ semâsında bulunan  Beytü’l-İzze’ye toplu olarak  inmesi ve indirilmesidir.

BERÂET GECESİNDE NE YAPILMALI?

Sene içerisinde Kandil Geceleri diye ifade edilen mübârek geceler arasında  ayrı bir mânâ ve yeri olan, Kur’ân-ı Kerim de “Fî leyletin mübâreketin” ifadesiyle mübârek bir gece olduðu beyan buyurulan “Berâet Gecesi”nin nasıl ihyâ edilmesi gerektiðini, feyz ve bereketinden nasıl istifade edileceði husûsunu Hazreti Ali kerremAllahü veche efendimizin rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, sevgili Peygaberimiz(s.a.v.) şöyle ifade buyurmuşlardır.

Şa’bânın yarı (onbeşinci) gecesi olduğu vakit, gecesinde (ibâdet  için) kalkınız. Gündüzünde oruç tutunuz.

Zirâ Allâh-ü Teâlâ o gece güneşin batışı ile (beraber) dünyâ semâsına rahmetiyle tecellî eder de (şöyle) buyurur:

Benden mağfiret dileyen, günahlarının bağışlanmasını isteyen yok mu? onu bağışlayayım! Bir rızık isteyecek yok mu? ona rızık vereyim! Bir dertli yok mu? (istesin de) âfiyet vereyim! buyurur ve bu (dâvet) tanyeri ağarıncaya kadar devam eder”.

(Terğîb ve Terhib c, 2. S 473)

Berâet Gecesinde, “HAYIR NAMAZI” adıyla, yüz rek’atlik  bir nâfile namaz kılınması Allah dostları tarafından önemle tavsiye edilmiştir.

Allah rızâsı için bu namazı kılabilen  kimseler,  o sene içerisinde ölürlerse, biiznillah şehidlik mertebesine  nâil olurlar.

Ayrıca; üzerinde kaza namazı borcu olanların, hiç olmazsa bir günlük kaza namazı kılmaları ve Cenâb-ı Hakk’a duâ ve niyazda bulunmaları, bilhassa  küllî bir tevbe ve istiðfar olmak üzere (mümkünse) bir de Tesbih Namazı kılınması önemle tavsiye  edilmiştir.

ŞABAN AYI VE BERÂET GECESİ HAKKINDA PEYGAMBER EFENDİMİZ’DEN VÂRİD OLAN   BAZI MÜBÂREK SÖZLER:

Receb Allah’ın ay’ı, Şa’ban benim ay’ım, Ramazan ise ümmetimin ay’ıdır.

Şaban ayının diğer aylara üstünlüğü benim diğer Peygamberlere olan üstünlüğüm gibidir.

Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü, Allah’ü Teâlâ’nın kullarına olan üstünlüğü gibidir.

Allah’ü Teâlâ kullarının amellerini bu ayda yükseltir.

Ey Eshâbım! Bilir misiniz bu ay Şaban ismi ile niçin isimlendi? buyurdu.

Oradakiler: Allah ve Rasûlü daha iyi bilir dediler. Aleyhissalâtü ves-Selâm Efendimiz:

Çünkü bu ayda çok hayrılar bulunur. Allah’ü Teâlâ, rahmeti yüz cüz kıldı. Doksan dokuzunu yanında tuttu, yer yüzüne bir cüzü indirdi. Bundan dolayı mahlûkât merhamet eder de hayvan yavrusuna zarar gelmesin diye ayağını kaldırır.

Şabanın yarısı gecesi Cebrail bana geldi ve: Ya Muhammed bu gece, semanın ve rahmet kapılarının açıldığı gecedir. Kalk namaz kıl, başını ve ellerini semaya kaldır dedi.

Ben: Ey Cebraîl bu gece nedir? Dedim. Cebraîl:

Bu gece üç yüz rahmet kapısının açıldığı gecedir. Bu gece Allah’ü Teâlâ, Allah’a şirk koşanlar, sihirbazlar, içki içenler, zina edenler, fâiz yiyenler, ana-babasına âsî olanlar, söz taşıyanlar, ve sıla-i rahmi terk edenler hariç, bütün kullarını mağfiret buyurur. Bunlar ise, tevbe edip günahları terk edinceye kadar mağfiret  olunmazlar .

Kim Şa’ban ayının evvelinden üç gün, ortasından üç gün, sonundan üç gün oruç tutarsa, Allah’ü Teâlâ ona yetmiş âbid sevabı yazar, o kimse sanki Allah’a yetmiş sene ibadet eden kimse gibi olur. O sene içinde ölürse şehit olarak ölür.

Kim Şa’ban ayına hürmet eder, Allah’tan korkar, onun tâatı ile amel eder, günahtan nefsini korur ise, Allah’ü Teâlâ onun günahlarını mağfiret eder ve onu o sene içinde olacak belâların ve hastalıkların hepsinden emin eder.

Kadir gecesinden sonra, Şa’ban’ın yarısı (Berâet) gecesinden daha üstün gece yoktur.

Kim bayram gecelerini ve Şa’ban’ın yarısı  (Berâet) gecesini ihyâ eder (o geceyi Allah’a ibadetle, tevbe istiğfar ederek, kazâ ve nâfile namazlar kılarak, Kur’an okuyarak geçirir) se, kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmez .

Cenâb-ı Hak; kalbî, lisânî, bedenî ve mâlî her türlü ibadetlerimizi Yüce dergâhında en güzel surette kabul buyursun.    Âmîn…

Berâetiniz nurdan, kandiliniz mübârek olsun. 

ŞA’BAN AYINDA ORUÇ

Şaban ayında mümkün olduğu kadar  çok oruç tutmaya çalışılmalıdır.

Çünki Allah’ın Rasûlü(s.a.v.): “Ramazandan sonra en faziletli,Allah’a en sevimli oruç, Şa’ban ayında tutulan oruçtur” buyurmuşlardır.

Mü’minlerin anneleri Hazreti Aişe-i Sıddîka ve Ümmü Seleme (r.a.) vâlidelerimiz anlatıyorlar. “Rasûlüllah (s.a.v.) Ramazan ayından sonra hiç bir ay’da Şa’ban ayındaki kadar oruç tutmamıştır.”

Zeyd bin Üsâme (r.a.) anlatıyor. “Ey Allah’ın Rasûlü! Sizin Şa’ban ayında tuttuğunuz kadar hiç bir ayda oruç tuttuğunuzu görmüyorum” dediğimde, şöyle buyurdular.

“Şa’ban ayı Receb ile Ramazan arasında öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfildir. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbına yükseltilir. Bu sebeple, ben de amellerimin oruçlu iken yükseltilmesini istiyorum”

Nâfile oruçların en faziletlisi hakkında, İmâmı Tirmizi (r.h), Hazreti Enes (r.a.)’in şöyle dediğini nakleder.

Rasûlüllah (s.a.v.)’a Ramazandan sonra en faziletli oruç hangisidir? diye sorulunca: “Ramazan’a  ta’zim için “Şaban” ayında tutulan oruç” buyurdu.

Hangi sadaka daha faziletlidir? Denilince: “Ramazan ayında verilen sadaka” buyurdu.

Mü’minlerin annesi Hazreti Âişe (r.a.) bildiriyor:

Peygamber (s.a.v.) Şa’ban ayının tamamını oruç tutardı. Ben kendisine: Yâ RasûlAllah! Oruç tuttuğun ayların  en  sevimlisi Sana Şa’ban ayı mıdır? Dediğimde; şöyle buyurdu.

“Yâ Âişe, Allah bu sene içerisinde ölecek kimseleri Şa’ban ayı içerisinde yazar. Ben de ecelimin oruçlu iken gelmesini (yazılmasını) istiyorum”. (Terğîb ve Terhîb Cild, 2, S.467-468)

Unutulmamalıdır ki, dünyâ üç günden ibarettir.

Biri “dün” dür geçmiştir. İbret alınacak gündür. Geri gelmesi mümkün değildir.

Biri “bugün”dür. Ganîmetdir. Amel etme günüdür.

Diğeri de “yârın”dır ki emeldir. Tehlikelidir.Ona çıkıp çıkmayacağımızı bilmiyoruz..

Aylar’da böyledir. Receb geçmiştir, tekrar dönmez.  Ramazan gelecektir, fakat ona kavuşup kavuşamayacağımızı bilmiyoruz.

Şa’ab ise iki ay arasında bir vâsıtadır.  O ay da ibâdetle meşgul olmayı ganîmet bilmek icâb eder.

Şa’ban ayının yarısı gecesi hakkında Allah-ü Teâla Kur’an-ı Kerimde Duhân Sûresinin ikinci âyet-i kerimesinde; (O, öyle bir gecedir ki) her hikmetli iş, (sene içerisinde meydana gelecek doğumlar, ölümler, rızık  vesaire gibi işler) nezdimizden sâdır olan bir emirle, o gecede ayrılır”buyurur..

Binâenaleyh; kader, kazâ. ölüm, doğum, rızık vesâir hususlar bu ay’da görüşülüp karara bağlanacağından ve en mühimi Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ifadesiyle Ameller bu ayda Allah’a arz olunacağından” Receb-i Şerife gösterilen hürmet ve ta’zim, muhakkak bu ay’a da gösterilmeli, hatta daha uyanık ve hassas olunmalıdır.

ŞA’BAN  KELİMESİNİN  İFADE ETTİĞİ MANALAR

Şa’ban kelimesi beş harf olup, ifâde ettiði bir çok mâna olmakla beraber hayırlar bu ay’da şûbelendiði için kendisine bu isim verilmiştir.

Tasavvuf  âlimleri, “Şa’bân kelimesindeki  beş harfden her harf  ile Mü’minlere atıyye (İlahî hediye ve ihsanlar)  verilir” demişlerdir.

(Şın), şeref ve şefâate,

(Ayn) izzet ve kerâmete,

(Be) birr-u ihsâna ve berâete,

(Elif), ülfet ve  muhabbete,

(Nun) ise  Allah’ın nûruna delâlet  eder.

Aynı  zamanda (Be) harfinin kelimenin tam ortasında olması bu ayın ortasının yani onbeşinci gecesinin Berâet Gecesi olmasına işârettir.

Hikmet ehli büyükler; “Recep, beden temizliği yani günahlardan istiğfar için,

Şa’ban, kalp temizliği, ayıplardan kalbi ıslah için, Ramazan, ruh temizliği yani kalpleri nurlandırmak için, Kadir Gecesi, Allah’ü Teâlâ’ya yaklaşmak içindir” demişlerdir.

Allah’ın rahmet ve mağfiretini, Peygamber sallAllahü aleyhi vesellem’in şefâatini uman Mü’min kişi, bedenini Receb de, kalbini Şa’ban da, rûhunu Ramazan da temizlemelidir.

Bir kimse bedenini Recep de, kalbini Şa’ban da temizlemez ise, rûhunu Ramazanda nasıl temizler?.