Archive for the ‘KUR’AN-I KERİM’ Category

Sosyal medya’ya çevrimiçi Kur’an-ı Kerim’e çevrimdışı

Videoda konuşan hoca “WhatsApp’a baktığında iki dakika önce çevrimiçi olduğunu görüyorsun. BBM’e baktığında beş dakika önce çevrimiçi olduğunu görüyorsun, Viber’a baktığında bir dakika önce çevrimiçi olduğunu görüyorsun, Skype’a baktığında şuan çevrimiçi olduğunu görüyorsun, Kur’an’a baktığında en son ramazanda çevrimiçi olduğunu görüyorsun. Allah bizi korusun şu gerçekle karşı karşıyayız…” ifadelerini kullanıyor.

Var mısınız bu yazıyı okuduktan sonra en azından 1 fatiha 3 ihlas-ı Şerif okumaya veya güzelce abdest alarak 1 Yasin-i Şerif veya en az 1 sayfa Kur’an-ı Kerim okumaya.  Haydi şimdiden Allah c.c. kabul eylesin.

Reklamlar

Kur’an-ı Kerimden Dualar

“Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.” ﴾Bakara-128﴿

 

 

 “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” ﴾Bakara-201﴿

 

“Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” ﴾Bakara-286﴿

 

“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.” Âl-i İmrân Sûresi8﴿

 

“Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru”Âl-i İmrân Sûresi -16﴿ 

 

“Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk.Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz.” Âl-i İmrân Sûresi -53﴿

 

“Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” Âl-i İmrân Sûresi -147﴿

 

“Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. Âl-i İmrân Sûresi -191﴿

 

“Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” Âl-i İmrân Sûresi -193﴿ 

 

“Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize vadettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, vadinden dönmezsin.” Âl-i İmrân Sûresi -194﴿

 

“Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” ﴾A’râf Suresi-23﴿

 

“Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma”  ﴾A’râf Suresi-47﴿ 

 

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.” ﴾A’râf Suresi 126﴿ 

 

“Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma! Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar. Yûnus Sûresi-85/86﴿

 

“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”İbrâhîm Sûresi-40﴿ 

 

“Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.” ﴾İbrâhîm Sûresi-41﴿ 

 

“Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır”  Kehf Sûresi-10﴿ 

 

“Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın”Mü’minûn Sûresi-109﴿

 

“Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!” ﴾Furkân Sûresi-65﴿

 

“Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”  Furkân Sûresi-74﴿

 

“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” ﴾Haşr Sûresi-10﴿

 

“Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” Mümtehine Sûresi-5﴿

 

“Ey Rabbimiz! nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter”  Tahrîm Sûresi-8﴿

 

“Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” diye dua etmişti. Enbiyâ Sûresi-89﴿

 

“Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!” Mü’minûn Sûresi-118﴿

 

“Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” dedi. A’râf Sûresi-151﴿

 

“Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.” İsrâ Sûresi-24﴿

 

“Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” İsrâ Sûresi-80﴿

 

“Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi. Âl-i İmrân Sûresi-38﴿

 

“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.” Tâhâ Sûresi-25﴿

 

“İşimi bana kolaylaştır.” Tâhâ Sûresi-26﴿

 

“Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” ﴾Tâhâ Sûresi 27-28﴿

 

“Rabbim! İlmimi arttır” de. Tâhâ Sûresi-114﴿

 

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şuarâ Sûresi-83﴿

 

“Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” Neml Sûresi-19﴿

 

“Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet”  Kasas Sûresi -16﴿

 

“Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım” dedi. Kasas Sûresi-24﴿ 

 

 “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” Ahkâf Sûresi-15﴿ 

 

Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!” Nûh Sûresi-26﴿

 

“Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”  Nûh Sûresi-28﴿

 

AMiN!

RAMAZAN-I ŞERİF VE KUR’AN-I KERİM

RAMAMZAN

Bütün bereketlerin toplandığı, müminlerin umumi affa, mağfirete ve hidayete nail olduğu bu ayın, Ayeti Kerimede ifade edildiği üzere çok önemli iki özelliği vardır. Birincisi, İslam’ın 5 esasından biri olan oruçtur. Diğeri de Kuran-ı Kerimdir ki bu ay, faziletini bu ayda indirilmeye başlanan Kuran-ı kerimden almıştır.

 Nitekim okumuş olduğu Bakara suresinin 185.ayeti kerimesinde mealen şöyle buyruluyor: “Ramazan ayı, öyle bir aydır ki insanlara

doğruyu bildiren, doğruluğa ait apaçık delillerden ibaret olan, hakla

bâtılı ayırt eden Kur’ân-ı Kerim, bu ayda indirildi. Sizden kim, bu aya

erişirse orucunu tutsun…”

Ayeti kerimede de ifade buyrulduğu üzere ramazanı şerif ile Kuranı

kerim arasında sıkı bir münasebet vardır. Kuranı kerim Ramazanı şerifte

indirilmeye başlandı. Ayrıca her sene Ramazan-ı şerifte Cebrail (as) iner,

o ana kadar inmiş olan ayetleri sırası ile tamamen okur, efendimiz  (sas)

de takip ederdi. Yani mukabele yaparlardı. Efendimiz (sas)in irtihal

edecekleri sene Cebrail(as) iki defa gelmiş ve iki defa aynı şekilde Kuranı

kerim hatmedilmiştir. Bu bakımdan Ramazan-ı şerifte Kuranı kerimi hiç

değilse bir defa hatmetmek sünnettir. Bunun mukabele şeklinde olması

ise ayrıca sünnettir. Onun için günlük meşgalelerin arasında gaflet edip

Kuran-ı Kerim okumaktan, onun nurlu ikliminden  uzaklaşan; ama

kalbinde onun hasretini taşıyan  müminler, Ramazan-ı Şerifin gelmesini

fırsat bilerek mukabele okuma , Kuran-ı Kerimi hatmetme programlarını

şimdiden yapmaktalar.

Ayrıca okulların da tatil olması çocuklarımıza, yaz kurslarına giderek

Kur’an-ı Kerimi ve yüce dinimizin güzelliklerini öğrenme fırsatını

vermektedir.

 Ramazanı şerifin nurlu iklimi ile kuranı kerimin nuru birleşince

terbiyesine memur olduğumuz çocuklarımızın manevi dünyalarında

güzel tesirler bırakması daha kolay olacaktır. Ayrıca hem çocuklarımız

hem de onlara sebep olan başta anne ve babaları olmak üzere bu

hizmete emeği geçen herkes çok daha büyük dereceler kazanacaktır.

Çünkü Ramazanı şerifte yapılan her hayrın derecesi kat kat fazla

verilmektedir.

Namaz sahih olacak şekilde Kur’an okumayı öğrenmek, genç ihtiyar,

erkek kadın her Müslüman için farz-ı ayn’ dır. Hutbeme mevzu olarak

okuduğum hadisi şeriflerinde , “Kalbinde Kur’an-ı Kerimden hiçbir ayet

bulunmayan kimse harap olmuş ev gibidir” buyuran Peygamber

Efendimiz (s.a.v.), Eshabına önce iman esaslarını telkin etmişler, daha

sonra da Kur’an-ı Kerim okumayı öğretmişlerdir.Bu itibarla, “Ben

mü’minim, ben Allahın kulu ve O’nun Resûlü’nün ümmetiyim.”diyen

herkes, Kur’ân-ı Kerîm’e alâka duymak, onu öğrenmek ve imkânı

nisbetinde öğretmek mecburiyetindedir. Zira Kur’ân-ı Kerim’e ne kadar

çok alaka duyulursa, maddi-manevi o kadar çok fayda elde edilir.                       

 Kur’an-ı Kerim’i okumak bir ibadet, hem de Allah katında ecir ve sevabı

en yüksek olan bir ibadettir.

 Hadisi şerifte şöyle müjdelenmiştir:

“Kim  Kur’an-ı okur, helalini helal, haramını haram bilerek gece

gündüz onunla amel ederse, Cenab-ı Hak o kimsenin etini ve kanını

ateşe haram kılar. Onu itaatkar, faziletli elçi meleklerle beraber kılar.

Kıyamet günü geldiği zaman da Kur’ân-ı Kerim onun lehinde delil

olur.”

Ne mutlu Ramazanı şerifin nurlu iklimini fırsat bilip Kuranı kerimin

muazzam faziletlerine nail olanlara…

***

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ tıklayınız…

Zekat Neden Ramazan Ayında Verilir? tıklayınız…

Ramazan-ı Şerif ve Oruç tıklayınız…

***

Kur’an-ı Kerimle İlgili Ayeti Kerimeler tıklayınız.

Kur’an-ı Kerim İlgili Hadis-i Şerifler tıklayınız

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye için( Kur’an Okuyan Âmâ) tıklayınız

Gözleri İbadetten Nasiblendirmek.

hadiss

 

Kur’an-ı Kerimle İlgili Ayeti Kerimeler tıklayınız.

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye için tıklayınız.

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye için( Kur’an Okuyan Âmâ)tıklayınız.

Kur’an-ı Kerim Fazileti hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Âyetü’I-Kürsinin Fazilet Ve Havassı

Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) hazretleri şöyle buyurdular:
Âdem Aleyhisselâm, insanların efendisidir, Muhammed Mustafa (s.a.v.) Arabların efendisidir. Övünmüyorum. Rumların efendisi Suhayb’tir. Fars’ın efendisi Selman’dır. Habeşin efendisi Bilâl’dır. Dağların efendisi Tur-i Sinâ’dir. Günlerin efendisi Cuma günüdür. Kelâmın efendisi Kur’ân-ı Kerîmdir. Kur’ân-ı Kerîmin efendisi. Bakara süresidir. Bakara sûresinin efendisi de Âyetü’I-Kürsîdir. (1/405)
“Bu âyet-i Kerîme (Âyetü’l-kürsî) bir evde okunduğu zaman, şeytanlar oradan kaçarlar. Otuz gün oraya yaklaşamazlar. Erkek ve kadın sihirbazlar (ve onların sihir ve büyüleri) kırk gece o eve giremez. Ey Ali Onu, (âyetü’l-kürsîi) çocuklarına, ehline ve komşularına öğret. Bundan daha büyük bir âyet inmedi. “
Yine  Hazret-i Ali(r.a.) Efendimizden rivayet olundu, buyurdular:
“Ben sizin peygamberiniz (Efendimiz s.a.v.)den işittim. Minberin üzerinde şöyle dediğini işittim:
-“Kim, âyetü’l-kürsîi her farz namazın arkasından (hemen) okursa, cennete girmekten onu ancak ölüm men eder. Buna ancak sıddîklar ve âbid olan kişiler devam edebilirler. Kim yatağına gireceği  zaman,  âyetü’l-kürsîi  okursa,  Allâhü Teâlâ hazretleri, onun kendisini, komşularını, komşularının komşularını ve çevresinde bulunan evlere emniyet verir.”

Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Ömer Faruk Hilmi, Fatih Yayınevi: 3/66-68.

KUR’AN-I KERİM’İN ŞEFAATİ

kur'an

Kur’an-ı Kerimle İlgili Ayeti Kerimeler tıklayınız.

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye için tıklayınız

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye için( Kur’an Okuyan Âmâ) tıklayınız

Kur’an-ı Kerim Fazileti hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız

KUR’ÂN-I KERÎM’İ ANLAMAK İÇİN

Kur’ân-ı Kerîm’in en muteber Türkçe tefsirini yazan büyük âlim Elmalılı Hamdi Efendi merhûmun (V. 1942) tefsîrinin mukaddimesinde Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak isteyenlere tavsiyesi: Doğrusu, Kur’ân’ı cidden anlamak, tetkik etmek isteyenlerin onu usûlü ile Arabî yolundan ve muteber tefsîrlerinden anlamaya çalışmaları zarûrîdir. Kur’ân’ın falan tercümesinde şöyle demiş,

diyerek hükümler çıkarmaya, meseleleri münâkaşa etmeye kalkışmamalıdır. Bunu, îmânı olanlar yapmaz, kendini bilen ehl-i insâf da yapmaz.

Kur’ân’dan bahsetmek isteyenler onu hiç olmazsa harekesiz olarak yüzünden okuyabilmelidir. Öyle kimseler görüyoruz ki Kur’ân’ı harekesiz olarak okumak şöyle dursun, harekesiyle bile dürüst okuyamadığı halde onun hükümlerinden, mânâlarından ictihâda kalkışıyorlar.

Öylelerini görüyoruz ki Kur’ân’ı anlamıyor ve tefsirlere, müfessirlerin tevilleri karışmıştır diye onları da dikkate almak istemiyor da eline geçirdiği tercümeleri okumakla Kur’ân’ı tetkik etmiş olacağını iddiâ ediyor. Düşünmüyor ki okuduğu tercümeye âlim müfessirlerin tevili değilse câhil mütercimlerin hatâsı, noksanı karışmıştır. Bazılarını da duyuyoruz ki Kur’ân tercümesi demekle iktifa etmiyor da “Türkçe Kur’ân” demeye kadar gidiyor. Türkçe Kur’ân mı olur behey şaşkın? Kur’ân Arabî’dir. Zira âyet-i kerîmede;

“Hakikaten biz onu Arabî bir Kur’ân olarak inzal eyledik…”

(Yûsuf sûresi, âyet 2) buyrulmuştur.

Düşünmeli ki Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir etmek üzere Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) îrad buyurduğu hadîs-i şerîfe bile Kur’ân denemez, denirse küfür olur.

Hâsılı, tercüme, Kur’ân-ı Kerîm’den mütercimin anlayabildiği kadar bazı şeyleri anlatabilirse de hakkıyla anlatamaz. Anlattığı şeylere de Kur’ân denilemez. (Hak Dîni, Kur’an Dili Mukaddimesinden)