Archive for the ‘GÜZEL SÖZLER’ Category

YANLIŞ YERDE ARANAN ALTI ŞEY:

Allâhü Teâlâ, Mûsâ Aleyhisselâm’a şöyle vahyetti:

“Ben altı şeyi diğer altı şeye bağladım. Fakat insanlar onları başka şeylerde arıyorlar. Böyle yaptıkları müddetçe asla onlara ulaşamayacaklar.

1-Ben râhatı cennete koydum. İnsanlar ise onu dünyada arıyorlar. Asla rahata ulaşamazlar.

2-Ben ilim ve hilmi, açlık ve vatandan uzak olmaya bağladım. İnsanlar ise onları karın tokluğunda ve vatanlarında arıyorlar. Onlara asla ulaşamazlar.

3-Ben izzet ve şerefi, geceyi ibâdetle geçirmeye bağladım. İnsanlar ise onu hükümdarların kapısında arıyorlar. Onu asla bulamazlar.

4-Ben üstünlük ve yüksek dereceleri, tevâzuya bağladım. İnsanlar ise onu kibirlenmekte arıyorlar. Ona asla ulaşamazlar.

5-Ben duânın kabul olmasını, helâl lokmaya bağladım. İnsanlar ise onu boş konuşmakta arıyorlar. Ona asla ulaşamazlar.

6-Ben zenginliği, kanâate bağladım. İnsanlar ise onu mal biriktirmekte arıyorlar. Ona asla ulaşamazlar.” 

/ FAZİLET TAKVİMİ Pazar-29-Eylül-2019

***

Reklamlar

SATILAN EVİN PARASI NEREYE HARCANMALI?

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Kim bir ev satar da parasıyla başka bir ev satın almazsa o parada o kimseye bereket yoktur.”

Zarûret olmaksızın evini veya bir arazisini satan kimse, satıştan elde ettiği para ile, satılanın benzeri bir şey almazsa bu para o kişi için bereketli olmaz. Âlimler bu hadîs-i şerîften yola çıkarak gayr-ı menkûllerin bedellerini, menkûl olan (taşınabilen) bir şeye harcamanın uygun olmadığını söylemişlerdir. Çünkü gayr-ı menkûllerin faydası çok, zarar görmesi ise pek azdır. Onu bir hırsız çalamaz, diğerleri kadar zarar görmez. Menkûller ise böyle değildir.

Bu sebeple evlâ olan, satılan bir gayr-ı menkûlün parasını yine arazi ve ev gibi bir gayr-ı menkûle harcamaktır. 

Taberânî’nin (rah.) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte de: “Kim zarûret olmaksızın evini satarsa Allâhü Teâlâ o evin parasına onu telef etmek üzere bir şey musallat kılar.” buyurulmuştur. (Mirkâtü’l-Mefâtîh, Molla Aliyyü’l-Kârî
 
/ FAZİLET TAKVİMİ Pazartesi-16-Aralık-2019

HASTALIK GÜNAHLARA KEFFÂRET OLUR

Evliyâdan Yazıcızâde Mehmed Hazretleri Meğâribü’z-Zamân kitabında şöyle nakleder: Mümin bir kimse hasta olduğu zaman Hak Teâlâ (c.c.) o kimseye dört melek gönderir: Birine o kimsenin kuvvetini almasını emreder, o kimse zayıflar. Birine o kimsenin ağzından yemeğin lezzetini almasını emreder, o kimse de yemek iştahı kalmaz. Birine de yüzünün nûrunu almasını emreder, o kimsenin benzi sararır. Diğerine ise o kimsenin günahlarını almasını emreder. Melekler de bunları yaparlar.

Cenâb-ı Hak, o kulunu iyileştirmeyi dilediğinde, vazifeli meleklere emreder, kuvvetini, yüzünün nûrunu, tad ve lezzet alma melekesini iâde ederler. Günâhını alan meleğe ise günahlarını geri verdirmez. O melek, Mevlâ’ya secde edip: “Yâ Rabbi, biz dört melek idik. Diğerleri aldıklarını geri verdiler. Ben aldığımı geri vermedim.” der.

Cenâb-ı Hak buyurur ki: “Kulumu hastalıkla imtihan edip günahlarını bağışladıktan sonra onları tekrar iâde etmek şânımdan değildir.” 
 
/ FAZİLET TAKVİMİ Pazar-14-Nisan-2019

***

HZ. ALİ’DEN (R.A.) SIHHAT DÜSTURLARI:

 

 

 

CENNET EHLİNİN AHLÂKI

 Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri şöyle buyurdu: “Üç şey, cennet ehlinin ahlâkındandır ve ancak mümtaz ve değerli kimselerde bulunur: Zulmedenleri affetmek, mahrum bırakana vermek, kötülükte bulunana iyilikte bulunmak.” 

Nitekim Allâhü Teâlâ (meâlen) “Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve câhillerden yüz çevir.” (A’raf Sûresi, âyet 199) buyurmuştur. Bu âyet-i kerîme nâzil olunca, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, Cebrâîl Aleyhisselâm’a “Bu âyetin tefsiri nedir?” diye sordular. O da “Âlim olan; her şeyi bilen Allâhü Teâlâ’ya sorayım” dedi. 

Daha sonra gelerek “Yâ Muhammed! Hazret-i Allah sana, senden alâkayı kesen akrabâna karşı sıla-i rahim yapmanı, seni mahrum bırakana vermeni ve sana zulmedeni affetmeni emrediyor.” dedi.(Tenbîhü’l-Gâfilîn)

 

CÂFER-İ SÂDIK HAZRETLERİNİN MÜBÂREK SÖZLERİNDEN

• Ana ve babasını üzen, onlara isyân etmiş olur. 

• Musîbete uğrayınca (sabretmeyip) dizine vuran, ecrini kaybeder.

• Hz. Allah sabrı musîbetin miktârına göre, rızkı da zahmetin miktârına göre indirir. 

• Rızkınızı sadaka vermekle bollaştırın, mallarınızı zekât ile koruyun. 

• Amelsiz duâ eden, kirişsiz ok atan gibidir.  

• Bedenin zekâtı oruçtur.

• Kötü biriyle arkadaşlık eden belâdan kurtulamaz, kötü yerlere giden töhmet altında kalır, diline sahip olmayan pişman olur.

• Sahip olduğu malından hoşuna giden bir şeyin devamlı olmasını isteyen “Mâşâallâh lâ kuvvete illâ billâh” desin.

• Kim geçiminde iktisatlı olursa Allah onun rızkını bollaştırır. Her kim israf ederse Allah onu mahrum bırakır. 

• Yaptığın iyilik ancak üç şeyle tamam olur: İyiliği gözünde küçük görmek, onu gizli yapmak ve onu yapmakta acele etmek.

• Allâhü Teâlâ’nın ‘haramlardan sakın!’ emirlerine sarıl ki hakîkî kul olasın. Allâhü Teâlâ’nın sana taksim ettiği rızka râzı ol ki hakîkî Müslüman olasın. İnsanların sana nasıl arkadaşlık etmelerini istiyorsan sen de başkasına öyle arkadaş ol ki kâmil mümin olasın. Fâcir kimse ile arkadaş olma, yoksa sana da günâhından bulaştırır.
 
/ FAZİLET TAKVİMİ Pazar-10-Mart-2019

Kulundan değil Rabbimizden istemek.(Maksudun Cenab-ı Kibriya Olsun.)

Hayatın En Güzel Anları

HIZIR A.S. NİYE KÖLE OLDU?

Fakir Çoban Padişahın Kızını Neden Almadı?

 

 

 

Allahü Teâlâya Muhabbetin Alâmeti

EHLİ SÜNNETE UYMAK TIKLAYINIZ…

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZE (S.A.V.) ÜMMET OLMA ŞUURU TIKLAYINIZ…