Archive for the ‘GÜZEL SÖZLER’ Category

Beraat Kandili Mesajları

D4Yu8YtW0AAjcXj

“Ey Rabbimiz! Beraat Gecesinin hürmetine bizi ve neslimizi her iki cihanda Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadetin nurunda daim eyle.” Hayırlı Kandiller.

 

Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle. Berat kandiliniz mübarek olsun.

 

Allah’ım! Bizleri Regaip’le Sana rağbet eden, Miraç ile yücelen, Berat ile kurtuluşa eren, Kadrini idrak ederek Ramazan’ın sonunda cenneti hak eden kullarından eyle! Berat Kandiliniz mübarek olsun.

 

Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönlünüzde imanınız hiç solmasın, yüzünüz nurlu olsun, kabriniz Cennet bahçelerinden bir bahçe, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Berat Kandiliniz mübarek olsun.

 

Allah(c.c.) gönlünüzden geçen her duayı hakkınızda hayırlı ise kabul eylesin. Amin! Hayırlı kandiller…

 

Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol ve bereketli olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Hayırlı Kandiller.

 

Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu, Berat Kandiliniz mübarek olsun…

 

Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Berat Kandiliniz mübarek olsun.

 

Duanız kabul, ameliniz makbul hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun. Berat Kandiliniz Mübarek Olsun.

 

Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin Mevlaya yöneldiği bu mübarek geceni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim. Berat Kandiliniz Mübarek Olsun.

 

Beraat kandiliniz mübarek olsun! Kalpleriniz imanla dolsun! Hayırlı İyi Kandiller… 

 

Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, şeytan senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul, Beraat Kandiliniz Mübarek Olsun. 

 

Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla’ya sunacağı ve O’nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Mübarek Berat Kandiliniz hayırlı olsun! 

 

Allah”ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiri de an bu gece. Hayırlı kandiller.

 

Bu gece Beraat kandiIi.. Günahtan kurtuIuş gecesi.. Haydi dua edeIim.. TemizIensin günah defterIeri.. Hayırlı kandiller.

 

Binlerce çiçek var, ama gül başka. Milyonlarca insan var, ama dost başka. Milyarlarca gün var, ama bugün başka, Beraat Kandiliniz mübarek olsun.

 

Mevla çekirdeğe orman gizlemiş, yılanın zehrine derman gizlemiş, tahıl tanesine harman gizlemiş, mübarek gecelere cennet gizlemiş, hayırlı kandiller.

 

‘Ben, beni seven ümmetimi almadan cennete girmem’ diyen Sevgilinin (s.a.s.) ümmeti olmanın hakkını verebilmek duası ile… Berat Kandiliniz mübarek olsun.

 

Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammed’i (s.a.s.) hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır. Gül kokulu sevgi dolu nice gecelere. Berat Kandiliniz mübarek olsun.

 

BERAT KANDİLİNİN ANLAM VE ÖNEMİ tıklayınız…

 

 

Reklamlar

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN

Hani bir sıkıntıya düşersiniz.. Maddi  veya manevi dar bir boğazdan geçersiniz. Her türlü derman arar, stratejinizi durmadan gözden geçirirsiniz.  Dua dua yalvarırsınız. Sizi ferahlığa eriştirmesi için için bildiğiniz bütün güzel lafızlarla, kapanıp secdelere ta içinizden yalvarırsınız Allah’a.

Bir hastalıktır belki, şifa dilersiniz. Bir derttir, deva dilersiniz. Bir borçtur, eda dilersiniz. Bir beladır, felah dilersiniz. Hep böyle değil midir insanın hali? Kul, derdi varken daha yaklaşır alemlerin Rabb’ine. Huzurunda daha çok kalmak ister, en samimi haliyle yalvarır. Bir de bundandır, Allah’ın sevdiği kulunu hep imtihan  etmesi.

Şimdi düşün ki büyük bir derdin var. İçin için Hazreti Allah’a yalvarıyorsun. Bir derman diliyorsun. Günlerce bir medet bekliyorsun. Belki aylar geçiyor, yıl dönüyor da sen hâlâ sabırla bekliyorsun. Şimdi desek  aylardır ettiğin o dualar var ya, işte onların hiçbiri Cenab-ı Hakk’ın katına ulaşmadı.

Şaşar kalırsın; ama öyledir. Boğulduğun o sudan çıkmaya çalışırken ayağına bağlı taşı görmezsin. Aynı taş dualarına da bağlıdır, yükselmesine manidir. Nedir ki o taş? İşte o taş, yediğin lokmadır.

Buyurur ki alemlerin efendisi Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) : “Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak: “Ya Rab, ya Rab!” diye yalvarıyor. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl makbul olur?” (Sahih-i Müslim) Boğazından geçen haram bir lokma, makbul bir duaya manidir kıymetli kâri(okuyucu).

Suçu başkasında değil de yediklerinde ara. Sabahlara kadar yalvarsan bile duana icabet bulamazsın. Değil bugün, kırk gün evvel yediğin haram lokma bile daha bedeninden çıkmamıştır. Bugün yediğin ise kırk gün daha duanı bağlayacaktır. Ashabın büyüklerinden Enes Bin Malik’e (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

….

“Ey Enes, helal kazan duan müstecâp olur. Zira bir kimse ağzına haram lokma götürürse, muhakkak kırk gün onun duası kabul olmaz.”(Taberani, M.Evsat)

Kaynak: Helali Arama Stratejileri Sayfa 30-40

****

  1. “…Baban o elmayı ısırmasaydı…”

  2. HELAL EKMEĞİ NEDEN YEMEDİ?

  3. HELAL YEMEK

  4. Hangi Yemekte Hayır ve Bereket Yoktur?

  5. Tavuk yemeden önce okuyun!

  6. HAMAL’IN İP VE KÜFE HESABI

  7. Çocuk Eğitiminde Helal ve Haram Lokmanın Etkisi

  8. İBÂDET ON CÜZDÜR, DOKUZU HELÂL KAZANMAKTIR.

  9. EKMEKÇİ TEYZE!  (İBRETLİK BİR HİKAYE)

  10. FIRINCININ DUASI

HARAMDAN SAKINMAK

Akıllı kimse haram kazançtan ve haram yemekten son derece sakınmalıdır. Çünkü haram, maddî-mânevî cezâlara, acılara ve kıyâmet gününde de azâba sebep olur. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır ki: 

“Haramla gıdâlanan hiçbir vücut (cehennem ateşiyle temizlenmedikçe) cennete giremez. Haramdan beslenen her vücuda lâyık olan cehennem ateşidir.” 

Ancak Allâhü Teâlâ’ya tevbe edip hasımlarını râzı eden yahut bir şefâate nâil olan veya sırf Hazret-i Allâh’ın fazlıyla mağfiret olunan kimseler bu hadîsin şümûlü hâricindedirler.  

Âyet-i celîlede -meâlen-: “Ey insanlar! Yeryüzündeki nîmetlerin helâl, tertemiz olanlarından yiyiniz…” (Bakara Sûresi, âyet 168) buyurulmuştur.

Bu âyet-i celîle Huzâa, Sakîf ve Benî Âmir kabîlelerinin, Allâh’ın helâl kıldığı bazı şeyleri kendilerine haram kıldıkları vakit nâzil olmuştur ve Cenâb-ı Hak bundan menetmiştir. 

İbn-i Abbas (radıyallâhü anhümâ) dedi ki: 

Bu âyet-i celîle Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) yanında okundu. Sa’d bin Ebû Vakkâs (r.a.) ayağa kalkarak dedi ki: 

“Yâ Resûlallâh! Allâhü Teâlâ’ya duâ et de beni duâsı müstecâb (makbûl) kimselerden kılsın.” Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

“Ey Sa’d, temiz ve helâlinden ye, duân makbul olsun. Muhammed’in nefsini kudretinde tutan Allâh’a yemîn ederim ki muhakkak bir adam haramdan bir lokmayı boğazına atarsa kırk gün onun hayırlı ameli kabul olunmaz. Hangi kul ki bedenini haramla ve faizle beslerse ona lâyık olan cehennemdir.” (ed-Dürrü’l-Mensûr) 

Mûsâ Aleyhisselâm, gözyaşlarıyla secdeye kapanmış bir adam gördü. “Yâ Rabbi, şu kuluna rahmet etmez misin?” dedi. Cenâb-ı Hak buyurdu ki: 

“Ağlamaktan helâk olsa da ona rahmet etmem, çünkü onun yediği haram, giydiği haramdır.” 

/ FAZİLET TAKVİMİ Salı-24-Aralık-2019

ÂLİM OLMAK.

Bir büyük zat buyurmuş ki: “Alim” olmak.
Bir sürü süslü kelimeler dizmek, en yüksek perdeden Nutuklar çekmekle, İnsanlarda ayıp aramakla olmuyor.

Nefsinin Şöhret arzusuna değil.

Yalnız Allah rızası için, Konuşan, yazan, amel eden,

İlmi ve Ahlâkı ile Peygamber Efendimiz (S.a.v)’e benzeyen,

Örnek olan,

İnsana değil, Cehalet ve günaha düşman olan,

Gönülleri irfan ve Ma’rifet ile Hakka çeviren, Kırmadan Onarandır ALİM……

HELÂLİNDEN KAZANMAK

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

“Hiçbir kimse kendi elinin emeğiyle kazanarak yediğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir. Allâh’ın peygamberi olan Dâvûd Aleyhisselâm da kendi el emeğiyle kazandığını yerdi.” (Sahîh-i Buhârî)

Allâhü Teâlâ, Dâvûd Aleyhisselâm’a zırh yapma sanatını öğretmişti. Günde bir zırh yaparak onu altı bin dirheme satardı. Onun iki bin dirhemini kendisi ve âilesinin ihtiyaçları için harcar, dört bin dirhemini de sadaka olarak İsrailoğullarının fakirlerine dağıtırdı. 

Diğer bir hadîs-i şerîfte: “Beş vakit namazdan sonra en mühim farz, helâl kazanmaktır” buyurulmuştur. (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Helal kazanmak için çalışan kimse dürüst olmalı, alışverişinde yalan ve hıyanetten uzak durmalıdır. 

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki:

“Kazancın en temiz ve helâl olanı şu tüccârların kazancıdır ki onlar (alış verişlerinde) bir söz söylediklerinde -aslâ- yalan söylemezler. Kendilerine bir şey emânet edildiğinde; güvenildiğinde aslâ hâinlik etmezler. Va’dettikleri vakit vaadlerini bozmazlar. Aldıkları şeyi (fiyatını düşürmek için) kötülemezler. Sattıkları şeyi de (fiyatını yükseltmek için) aşırı methetmezler. Üzerlerinde bir borç olunca (ihmalkâr davranıp) onu ödemeyi geciktirmezler. Borç verdiklerinde de borçluyu çok sıkıştırmazlar.”

İşte bu şartlara riâyet eden tüccâr hakkında Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki: 

“Kendisine güvenilen ve doğruluktan asla ayrılmayan tüccar, (kıyâmet günü) peygamberler, sıddîklar ve şehîdler ile beraberdir.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

/ FAZİLET TAKVİMİ Cuma-15-Kasım-2019

Fazilet Ehlini Kimler Bilir?

***

“Hızır Olduğunu Söylerim”  tıklayınız…

Nasıl Kemâle Erilir?

HELAL EKMEĞİ NEDEN YEMEDİ?

Hangi Yemekte Hayır ve Bereket Yoktur?

Helâl ve Haram Lokmanın Neticesi

Çocuk Eğitiminde Helal ve Haram Lokmanın Etkisi

HELAL YEMEK

İBÂDET ON CÜZDÜR, DOKUZU HELÂL KAZANMAKTIR.

VERA : ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN UZAK DURMAK

Tavuk yemeden önce okuyun!(Fiziksel olarak bozuk olan yiyecekler nasıl insanı fiziken rahatsız ediyorsa ve hayatımız söz konusu olabiliyorsa, dinimize uygun olmadan hazırlanan gıda ve içeceklerde manevi hayatımızı etkiler.)

İBADETLERDEN NİÇİN ZEVK ALINMAZ?

TAKDİR OLUNAN