Kategori arşivi: GÜZEL SÖZLER

BOŞ KONUŞMAYI BIRAK ZİKRE SARIL

İbrahim bin Edhem (rah.) dünyalık sözler konuşan birisini gördü. Hemen onun sözünü kesti ve dedi ki:

“Sen bu konuştuğun sözlerden sevap mı ümid ediyorsun?” Adam “Hayır” dedi.

“Peki, bundan dolayı azaba uğramayacağından emin mi oluyorsun?” Adam: “Hayır” deyince İbrahim bin Edhem Hazretleri şöyle buyurdu:

“Öyleyse sevâbını ummadığın, azâbından da emin olmadığın sözü niçin konuşuyorsun? Sen bu sözleri bırak, Allâhü Teâlâ’yı zikre sarıl.” (Tenbîhu’l-Gâfilin)

HAFAZA MELEKLERİNİN İŞİTMEDİĞİ AMEL

Hafaza Meleklerinin işitmediği zikir (zikr-i hafî), işittikleri üzerine yetmiş kat ziyâde olur. Denildi ki bu zikir, zikr-i kalbîdir.

Cenâb-ı Hak bütün mahlûkâtı, bütün kullarını topladığı zaman Hafaza Melekleri bütün yazdıklarıyla ve muhâfaza ettikleriyle gelirler. Cenâb-ı Hak bazı husûsî kulları için:

“(Ey meleklerim) Bakın! Bu kulumun amel defterinde başka bir şey kaldı mı?” buyurur.

Hafaza Melekleri: “Yâ Rabbi, hiçbir şey kalmadı. Biz yazılmadık hiçbir şey bırakmadık.” derler.

Melekler böyle deyince Cenâb-ı Hak, o husûsî kullarına nazar ederek buyurur ki: “Senin için benim indimde, benden başka kimsenin bilmediği bir hazîne vardır ki onun mükâfâtını ancak ben veririm.” (Feyzu’l-Kadîr)

Padişah Niçin Cennetlik, Âbid Niçin Cehennemlik Olur?

Padişahlardan birisi bir âbide sordu:

“Hiç bizi hatırladığın var mı?” dedi. Âbid :

“Evet ne zaman Cenab-ı  Hakkı unutursam o zaman hatırlarım.” dedi.

Birisini Cenab-ı  Hakk kapısından sürerse, o zavallı her tarafa koşar;  fakat birisini Cenab-ı Hakk çağırırsa onu  kimsenin kapısına koşturmaz.

 ***

İyi adamlardan birisi rüyasında bir padişahı cennette, bir âbidi cehennemde gördü.

Bu adam, hükemâdan birisine:

“Padişahın böyle âlî dereceler bulmasının, âbidin böyle çukurlara, düşmesinin sebebi, hikmeti nedir? Biz bunun aksini zannerderdik!…” diye sordu. Hakim şöyle cevap verdi:

“Padişah dervişlere muhabbet sebebiyle cennetlik, âbid padişahlara yaklaşmak sebebiyle cehennemlik olmuştur.” dedi.  

Fakirin kapsını çalan ve bunun halini, hatırını soran emîr ne güzel emîrdir.  Emîrin kapısında bulunan, ondan ihsan dilenen fakir ne kötü fakirdir.

Hırka, çul, palas, yamalı elbise ne işine yarar? Bunlar ile adam olamazsın. Allah’a varamazsın.  Eğer adam olmak istiyorsan kendini fena işlerden uzak tut! Derviş olmak için kuzu derisinden yapılmış âdi serpuşa(başlık, baş örten, şapka) hacet yoktur. Sen ahlâkça, sıfatça derviş  ol da, istersen başına  tatar külâhı koy.

Kaynak : Gülistan 83 Sayfa

Cennet Kadınlarının Efendisi Tıklayınız…

Cuma’mız Mübarek Ola…(“Osmanlı cuma duası!”)

Hayırlar feth ola.

Şerler def ola.

Gönüller şâd ola..

Akıl başa gele, fitne taşa gele!

Devletimiz pâyîdâr ola!

Birlik ve dirlik daim ola!

Milletimiz selâmet bula!

Düşmanlarımız kâhr-u perîşân ola,

Oyunları bozula, boyunları büküle!.

Kalplerimiz mesrûr, sırlarımız mestûr, zahirimiz mâmûr, bâtınımız pür nûr ola.

Cenâb-ı Hakk dert verip derman aratmaya.

Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, gönüllerimize imân vere, kalplerimizi musaffa eyleye.

Zümre-i salihinden ve gürûh-ı naci’den eyleyip, dualarımızı dergâh-ı izzetinde kabul ve makbul eyleye, nefesimiz Hakk, nutkumuz can bula.

Gönlünüz haneniz huzur dola…

Cuma’mız Mübarek Ola…

Hâller Nasıl Harap Olur?

Ümmeti Muhammedin Fazileti

ATEŞİN YAKMADIĞI ZÂT

EHLİ SÜNNETE UYMAK

İslami ilimleri öğrenmenin lüzumu

 

RİYÂNIN İLACI NEDİR?

Lokman Aleyhisselâm, oğluna şöyle nasîhatte bulundu:

“Riyâ, işlediğin amelin sevâbını dünyada iken istemendir. Hayırlı toplulukların ameli ise ancak âhiret için olur.”

Oğlu: “O hâlde riyânın ilacı nedir?” diye sordu. Lokman Aleyhisselâm: “Ameli gizlemektir.” buyurdu. Oğlu:

“Peki, amel nasıl gizlenir?” diye sordu. Bunun üzerine Lokman Aleyhisselâm:

“Açıktan yapma mükellefiyetinde olduğun amellere, ancak ihlâs ile başla, onu yalnız Allah rızâsı için yap. Açıktan yapma mükellefiyetinde olmadığın amelleri de Mevlâ’dan başkasının muttalî olmadığı yerde yap. Bu, Cenâb-ı Hakk’a daha sevimlidir.” buyurdu. (Kurtubî Tefsîri)

“Allah” demenin hesabı…tıklayınız….

CÂFER-İ SÂDIK HAZRETLERİNDEN

• Ana ve babasını üzen, onlara isyân etmiş olur. 

• Musîbete uğrayınca (sabretmeyip) dizine vuran, ecrini kaybeder.

• Hz. Allah sabrı musîbetin miktârına göre, rızkı da zahmetin miktârına göre indirir. 

• Rızkınızı sadaka vermekle bollaştırın, mallarınızı zekât ile koruyun. 

• Amelsiz duâ eden, kirişsiz ok atan gibidir. 

• Bedenin zekâtı oruçtur.

• Kötü biriyle arkadaşlık eden belâdan kurtulamaz, kötü yerlere giden töhmet altında kalır, diline sahip olmayan pişman olur.

• Sahip olduğu malından hoşuna giden bir şeyin devamlı olmasını isteyen “Mâşâallâh lâ kuvvete illâ billâh” desin.

• Kim geçiminde iktisatlı olursa Allah onun rızkını bollaştırır. Her kim israf ederse Allah onu mahrum bırakır. 

• Yaptığın iyilik ancak üç şeyle tamam olur: İyiliği gözünde küçük görmek, onu gizli yapmak ve onu yapmakta acele etmek.

• Allâhü Teâlâ’nın ‘haramlardan sakın!’ emirlerine sarıl ki hakîkî kul olasın. Allâhü Teâlâ’nın sana taksim ettiği rızka râzı ol ki hakîkî Müslüman olasın. İnsanların sana nasıl arkadaşlık etmelerini istiyorsan sen de başkasına öyle arkadaş ol ki kâmil mümin olasın. Fâcir kimse ile arkadaş olma, yoksa sana da günâhından bulaştırır.

Kaynak :  FAZİLET TAKVİMİ Pazar-10-Mart-2019

HZ. ALİ’NİN (K.V.) EVLÂTLARINA VASİYETLERİ TIKLAYINIZ…