Archive for the ‘BİLİYOR MUYDUNUZ?’ Category

SATILAN EVİN PARASI NEREYE HARCANMALI?

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Kim bir ev satar da parasıyla başka bir ev satın almazsa o parada o kimseye bereket yoktur.”

Zarûret olmaksızın evini veya bir arazisini satan kimse, satıştan elde ettiği para ile, satılanın benzeri bir şey almazsa bu para o kişi için bereketli olmaz. Âlimler bu hadîs-i şerîften yola çıkarak gayr-ı menkûllerin bedellerini, menkûl olan (taşınabilen) bir şeye harcamanın uygun olmadığını söylemişlerdir. Çünkü gayr-ı menkûllerin faydası çok, zarar görmesi ise pek azdır. Onu bir hırsız çalamaz, diğerleri kadar zarar görmez. Menkûller ise böyle değildir.

Bu sebeple evlâ olan, satılan bir gayr-ı menkûlün parasını yine arazi ve ev gibi bir gayr-ı menkûle harcamaktır. 

Taberânî’nin (rah.) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte de: “Kim zarûret olmaksızın evini satarsa Allâhü Teâlâ o evin parasına onu telef etmek üzere bir şey musallat kılar.” buyurulmuştur. (Mirkâtü’l-Mefâtîh, Molla Aliyyü’l-Kârî
 
/ FAZİLET TAKVİMİ Pazartesi-16-Aralık-2019

Reklamlar

BİLİYOR MUYDUNUZ? “Balık kavağa çıkınca…”

Eski İstanbul şimdiye göre tam anlamıyla balık ve balıkçı şehriymiş.

Tutulan balıkların satılması Yemiş iskelesi ve Balık pazarından başlayan ve bu merkezlerin etrafında mahalle mahalle büyüyen pazarlarda yapılırmış.

Balığın çok fazla çıktığı günlerde ise, Tophane’den Rumeli Kavağına ve Üsküdar’dan Anadolu Kavağına kadar her yere çeşitli vasıtalarla götürülüp satılırmış.

Fiyat kırmak isteyen yada çok düşük fiyata almak isteyen müşterilerine de balıkçılar,

-Oooo! O fiyatı ancak balığı kavağa çıkardığımızda satarız biz derlermiş.

BİLİYOR MUYDUNUZ? “Ne Olursan Ol Yine Gel”

BİLİYOR MUYDUNUZ? “Ne Olursan Ol Yine Gel” Sözü Hz. Mevlânâ’ya Ait Değildir Yine gel, yine gel! Ne olursan ol yine gel! İster kâfir, ister Mecusî, ister putperest ol yine gel! diye devam eden şiir Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî’nin hiçbir eserinde geçmemektedir.

Şiir ilk olarak İran coğrafyasında yetişmiş iki âlimin eserinde yer almıştır.

Bunlardan biri Ebû Saîd Ebu’l-Hayr’ın (Ö. 1049) Divân-ı Eş’ar’ındaki rubâîleri arasında geçer. Öbürü Baba Efdal-i Kâşî’ye (Efdalüddîn-i Kâşânî, Ö. 1268) atfedilir. Bu Farsça rubâîyi Harabat’ına alan Ziya Paşa da dörtlüğün yanına Baba Efdal-i Kâşî ismini yazmıştır. Bu kadar eski mazisi olan bir şiirin nasıl ve ne maksatla Mevlânâ’ya atfedildiği, hangi çıkarlara alet edildiği de başlı başına bir araştırma mevzuudur.

Ancak şu kadarı bilinmelidir ki, burada “ne olursan ol yine gel” sözünden “İman etmeyenlerin kendi inancını bırakarak iman edip İslam dairesine girmeleri…” anlaşılmalıdır.

Kaynak : http://www.fazilettakvimi.com/tr/2014/2/22.html