Archive for Kasım 2014

İnsan Gibi Olmak

Rabbimiz Kitab-ı Mübîn’de der ki: De ki: «Herkes kendi kabiliyetine göre amelde bulunur.

Rabbin ise doğru yolu takib edenleri daha ziyâde bilendir.» ” İsra,17/84)

Bir gün, İmam Azam Ebû Hanife hazretleri öğrencileriyle beraber yolda gidiyordu. Birden karşılarından kızgın bir boğanın hışımla üzerlerine doğru geldiğini gördüler. İmam Azam hemen kenara çekildi. Bu duruma öğrencileri şaşırdı. Zira onlar İmam Âzam’dan bu belayı savması için bir keramet bekliyorlardı. Ve hocalarına neden böyle yaptığını sordular. İmam Azam şöyle dedi:

“O bir boğa, onun boynuzu var, ben ise bir insanım boynuzum yok. Benim aklım var. Bir insan olarak da aklım, kenara çekilmemi söylüyor.”
Boğanın görevi boğa gibi davranmaktır zira. İnsanın görevi de insan gibi davranmaktır. İnsan davranışından uzaklaşanlar, Rabbinden uzaklaşmış olanlardır. İnsana insan gibi davranmak icab eder. Oysaki hayvanlar hayvan gibi, bitkiler de bitki gibi davranmaktadırlar.
Akrebin sokmamasını, bir uysal varlık gibi davranmasını beklemek, akrebi yok farzetmektir. Sokmak akrebin özelliğidir.
Başka bir ulu zât, suya düşen akrebi eliyle kurtarmaya çalışır. Fakat akrebi kurtarmak için elini uzattığında akrebin kendisini sokmaya çalıştığını görülür. Buna rağmen akrebi kurtarmak için yeniden hamle yapar. Kendisini gören birisi bu davranışından vazgeçmesini aksi takdirde akrebin kendisini sokacağını söyler. Allah dostu cevap verir:
“Yaratan onu öyle proğramlamış, onun görevi sokmak benim görevim ise merhamet etmektir.”
İnsanlığın Kutbu (s.a.s), kötülükle muamele edene bile fıtratı dahilinde davrandı. Çünkü O (s.a.s) gerçek bir insandı. “Yaratılanı hoş gör Yaratan’dan ötürü.” diyen Yunus da tavrını O’ndan (s.a.s) almıştı.
 
İnsan olmanın, mutlak tavrıdır sevmek, merhamet etmek. İnsan olmanın gereğidir, insan gibi olmak.
Reklamlar

SIRRIMI AÇMADIM.

Hoca merhûma:

Şehrimizde mahrem-i esrar (sırdaş) olabilecek, sır saklayacak kimi tanırsın dediler:

“Halkın sinesinin benim anbarım olmadığını bildiğim için şimdiye kadar kimseye sırrımı açmadım.” buyurdu.

Vakia Suresi’nin Fazileti

Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
 
“Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayı âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”
 
“Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadınlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”
 
Abdullah b. Mesûd’u, ölüm hastaliginda ziyâret eden Hz. Osman (r.a): “Sana bir bağışta bulunulmasını emredeyim mi?” dedi. Abdullah, buna ihtiyaci olmadigini söyledi. Hz. Osman; “Senden sonra kızlarına kalır” dedi. O zaman Abdullah onu su cevabi verdi: “Sen kızlarımdan korkma. Ben onlara Vâkia sûresini okumalarını emrettim.” Ben, Peygamber (s.a.s)’in söyle dediğini işitmiştim:
 
“Her kim her gece Vâkia sûresini okursa, ona fakirlik dokunmaz”

(Ibn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut 1969, IV, 282)

Kaynak : http://www.islamikariyer.com/klm/vakia-suresi-nin-fazileti.html

VAKIA DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

vakia-duasi

***

VAKIA DUASININ MANASI

          

musibet Ey Allah’ım! bütün mübarek kelimelerin ile Esma-i Hüsna’nın güzel isimlerinin hepsi ile ismi Azam avası ile kitabındaki rahmetinin sonsuzluğu ile arş-u alanın izzet ve şerefi ile sana yalvarırım. Bunların hürmetine senden isterim. Efendimiz üzerine salat-ı selam eyle ve bunların yüzü suyu hürmetine, beni güzelinden, helalinden noksansız, geniş, bol rızık ile ve menfeatli ilim ile rızıklandır.

          Ey her şeye galip olan Allah’ım! Beni düşmanlarımın üzerine galip eyle.

          Ey rahmeti bol olan Allah’ım! Bizi mağfiret eyle, ins ve cinin rezzağı rızıklandırıcı olan Allah’ım! Bizi rızıklandır.

          Ey Allah’ım! Rızkım semada ise indiriver. Toprak altında ise çıkarıver. Uzak ise yakınlaştırıver. Az ise çoğaltıver. Çok ise bereketli kıl.

          Ey Allah’ım! Beni daima cömertçe veren ellerden kılda dilenen ellerden yapma dilendirme.

          Ey Fettah, Rezzak, Alim olan Allah’ım! Bize hayır kapılarını aç. Bütün mahlukatı rızıklandırdığın gibi bizi de rızıklandır.

          Ey Allah’ım! Eğer ismim Kitap’da maddi ve manevi rızıkdan mahrum olan şakiler listesinde ise ismimi siliver de saidler yani Cennetlikler listesine bütün hayırlar ile muvaffak olan rızıklanmışların listesine kaydeyleyiver. Sen dualara icabet edensin. Bizim dualarımızıda kabul eyle Ya Rabbi.

***

VAKIA SURESİ

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:Her kim her gece Vakıa Suresini okursa, ona asla fakirlik isabet etmez.”(1)

Abdullah ibni Mesud (Radıyallahü Anh) vefat edeceği vakit müminlerin emiri olan Hazreti Osman (Radıyallahü Anh) onu ziyarete gelir. Ona “Neden şikayetin var?” deyince, o şöyle der:Doktor beni hasta etti. Artık bana kim derman olabilir.” O zaman Hazreti Osman (Radıyallahü Anh): “Sana devlet hazinesinden maaş bağlatayım mı? deyince, O: “İstemez” der. O zaman Hazreti Osman (Radıyallahü Anh): “Arkanda kızlar bırakacaksın onlara lazım olur” deyince, Abdullah ibni Mesud (Radıyallahü Anh) yukarıda zikredilen hadisi şerifi rivayet ederek: “Ben kızlarıma her gece Vakıa Suresini okumalarını emrettim, onlarda buna devam ediyorlar. Dolayısıyla onlarda muhtaç olmazlar ” der.(2)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Vakıa Suresi, zenginlik suresidir. Onu okuyunuz ve o sureyi kadınlarınıza ve çocuklarınıza da öğretiniz.”(3)

 VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

  • 1 FATİHA-İ ŞERİF
  • 3 İHLAS-I ŞERIF
  • 7 VEYA 11 ADET SALAVAT-I ŞERİFE
  • 1 FATİHA-İ ŞERİF
  • 1 SURE-İ VAKI’A
  • 1 FATİHA-İ ŞERİF
  • 7 VEYA 11 ADET SALAVAT-I ŞERİFE
  • VAKI-A SURESİNİN DUASI

Hadisi şerif ile gece yatsı namazından sonra okunmasi tavsiye buyurulmuştur. Maddi sıkıntı halinde bir oturuşta üç defa okunur. Her okunuşun sonunda mutlaka duası okunmalıdır. Esrarı duasi ile beraber okunduğu için her okunuşta duası yapılmalıdır.

Bir kimse dünyevi sıkıntılara giripte bu sıkıntılardan kurtulmak istiyorsa, maişetinin bollaşması, işlerinin iyi gitmesini istiyorsa Vakıa Suresini okur. Sonra’da yukarıdaki dua-i şerif sure-i vakiadan sonra her akşam bir kere okunur. Sureyi Vakianın hatmi şerifi 41 adet okumaktır. Mümkün olursa 7 defa veya ihtiyaç halinde bir oturusta birkaç kişi ile birlikte 41 defa hem sure hem dua okunur.

                            

Derviş ve Elmalar

Bir gün bir derviş,

Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…

Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..

“Nereye gidersin?

Ne doldurdun kucağına?”

diye sormuş derviş.

Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:

“Sevdiğim çalışıyor orada…

Ona elma götürüyorum.”

“Kaç tane” diye soruvermiş derviş.

Kız şaşkın:

“İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..

Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!

NAMAZ KILAN KİMSEYE SELAM VERİLİR Mİ?

GÖNÜLLERE

Meşhur İslâm âlimlerinden İmam-ı Birgivî Hazretleri zamanın Şeyhülislâmı tarafından verilen bir fetvayı yırtmış ve fetvanın yanlış olduğunu söylemişti. Verdiği fetvanın yırtıldığını haber alan Şeyhülislâm, Birgivî Hazretlerini hesap sormak için huzuruna çağırdı. Şeyhülislâmın makamına varan Birgivî Hazretleri namaz kılmakta olan Şeyhülislâma selâm verip içeri girdi… Şeyhülislâm namazı bitirdikten sonra: ,

— Namaz kılan bir kimseye selâm verilir mi? diye sordu.

İmam-ı Birgivî Hazretleri ise:

— Biliyorum namaz kılan bir kimseye selâm verilemez… Lâkin siz benim içeri girdiğimde namaz kılmıyor, içeri çok karanlık şu pencereyi nasıl büyütmeli diye düşünüyordunuz. Ben de sizi pencere ile meşgul görüp selâm verdim, dedi.

Şeyhülislâm, Birgivî Hazretlerinin kemalâtını anlamıştı. Böyle bir kâmil insanı ayağına çağırdığından dolayı özür diledi. Yemek vakti oldu. Yemek yiyeceklerdi. Şeyhülislâmın maiyeti davet edildi. Sofra hazırlandı. Herkes mükellef vaziyette kurulmuş olan sofraya oturdular. Birgivî Hazretleri ise onların yemeğine hiç iltifat etmeyerek kendi torbasından zeytin – ekmek çıkarıp yemeye başladı. Şeyhülislâm ve diğer misafirler, Birgivî…

View original post 82 kelime daha