Archive for Temmuz 2014

Mü’minlerin Ahiretteki Bayramları

Allah’ın emrine uyarak hareket edenler sadece dünyada değil âhirette de saadetli ve sevinçli günlere kavuşacaklardır: Mü’min, bu fani hayata veda ettiği gün âhiret bayramlarının ilkini kutlayacaktır. Kabre girerek Münker ve Nekir meleklerinin sorularını cevaplandırdığı, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna gelerek dünyada yaptıklarının hesabını vermek sûretiyle mizan başında sevabının ağır geldiği, sırat köprüsünü geçerek cennete girdiği ve nihayet nimet ve lezzetlerin en büyüğü olan Allah’ın Cemalini görme bahtiyarlığına erdiği gün de onun bayram günleri olacaktır.

Reklamlar

KADİR GECESİ

kadir

1  –  ÜMMET-İ MUHAMMED VE KADİR GECESİ

2  –  KADİR GECESİ’Nİ ARAMAK VE KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ, KADİR GECESİ’NİN HUSÛSİYETLERİ

 

 

Zekat Neden Ramazan Ayında Verilir?

zekat

Peygamber Efendimiz(S.A.V.), Selman-ı Pak(R.A) tarafından rivayet edilen  bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. 

Rasülullah (s.a.v) Şaban ayının son gününde bir hitabede bulunarak şöyle konuştu: “Ey insanlar! Büyük (ve) mübarek bir ay, sizi gölgelemiş bulunuyor. Öyle (feyizli) bir ay ki, içinde bin aydan hayırlı bir gece bulunmaktadır. Öyle bir ay ki, Allah, onu orucunu farz; gecesin(in teravihin)e kalkmayı nafile (ibadet) kıldı. Kim hayırdan bir haslet ile (rıza-i ilâhiye) yaklaşacak olursa, diğer ayda bir farzı eda etmiş gibi olur. Kim o (ay) da bir farzı eda ederse, başka bir ayda yetmiş fariza eda etmiş gibi olur. O, (ibadete) sabır (ve sebat gösterme) ayıdır. Sabrın sevabı ise Cennettir. O, ihsan ayıdır. O, öyle bir aydır ki, içinde müminin rızkı arttırılır. Kim o ayda bir oruçluya iftar ettirirse, günahları için mağfiret ve ateşten kurtulması (nın vesilesi) olur. O (ziyafeti verdiği) kişinin ecrinden hiçbir şey noksanlaşmaksızın sevabın bir misli de kendisine (verilmiş) olur.”

 **** 

Hadis-i Şerif: Benim ümmetim Ramazan ayında olanları bilselerdi; senenin tamamının Ramazan olmasını isterlerdi. Çünkü bu ayda dualar müstecab, sadakalar makbul, haseneler(in ecri) kat kat ve onlardan azap uzaklaştırılır. Onun için semavat ve arz Ramazan ayı çıktığı için ağlarlar.”  Zübdetül Vaizin Sh.31

 ****

Zekat vermenin herhangi bir zamanı olmamasına rağmen Ramazan ayında işlenen bir farzın diğer aylarda 70 farz eda etmiş gibi  ve makbul olacağından Zekat  Ramazan ayında verilmektedir.

Malının Zekatını Verenin Sırat Köprüsündeki Hali tıklayınız…

NÜKTE: ÜMMET-İ MUHAMMED VE KADİR GECESİ

Nuh (A.S.) insanları dokuz yüz elli sene hakka davet etti. Hz. Muhammed (A.S.) yirmi üç sene davet etti. Cenab-ı Hak adeta şöyle demiş oluyor: “Ya Muhammed! Sen Nuh’tan efdal olduğun gibi, senin davet ettiğin şu az vakit te, Nuh’un davet ettiği uzun müddetten daha hayırlıdır. Sana tabi olanlar, Nuh’a tabi olanlardan daha çoktur. Bin ay kılıçla savaşıp, bin ay ibadet eden de böyledir. Bu her ne kadar çok bir ibadet ve cihad olsa da; senin ümmetinin Kadir Gecesi’nde kılacağı iki rekat namaz, bundan daha hayırlıdır.

 Bütün mahlûkat bundan bilip anlasın ki, Allah-ü Tealâ’nın Ümmeti Muhammed’e olan iyiliği ve rahmeti bütün âlemlere olan iyilik ve merhametinden çok daha büyüktür. (Hanefi)

 Kim Kadir Gecesi’ni ihya ederse (ibadetle geçirirse); seksen küsür seneyi ihya etmiş olur.(1000/12=83 yıl 3 ay) Kim senenin tamamını ihya ederse, çok uzun ömür yaşamış gibi olur. Kim; Kadir Gecesi’ni idrak edeyim, diye Ramazan-ı Şerif’in tamamını ihya ederse, otuz Kadir Gecesi’ni ihya etmiş gibi olur. 

Rivayet:

Kıyamet günü İsrail oğullarından dört yüz sene Allah’a ibadet eden bir şahıs getirilir. Bir de Ümmet i Muhammed’den kırk sene ibadet eden bir şahıs getirilir. Ümmeti Muhammed’den olanın sevabının daha çok olduğunu gören İsraili “Ya Rab! Sen âdilsin, onun sevabının benimkinden çok olduğunu görüyorum. Hâlbuki benimki daha çok olmalıydı. Zira; ben daha çok ibadet ettim der.” Allah-ü Tealâ : “Siz dünyada hemen sizi yakalayıverecek acil cezalardan korkup ta ibadet ediyordunuz. (Hınzır ve maymun suretine çevirilmek gibi) Ümmet-i Muhammed ise böyle bir cezadan emin oldukları hâlde ibadet ediyorlardı. Onun için onların sevabı daha çoktur” buyurur. 

Ayet Meali: Hâlbuki sen, içlerinde iken Allah onlara azab verecek değildi. İstiğfar ettikleri halde de Allah onları azablandırıcı değildir.(EL- Enfal- 33) 

Eğer denilirse ki: “Sevgili Peygamberimiz bir Hadis-i Şeriflerinde “Ecrin, yorgunluğun kadardır.” buyuruyor. Bin ay ibadet etmek, bir gece ibadet etmekten daha meşakkatli olduğu bilinen bir şeydir. Öyle ise nasıl müsavi olabilirler?” 

Cevaben denilir ki: Bazen aynı iş güzel ve çirkinlikte farklı durumlar arz edebilir. Mesela: Namaz cemaatle kılındığı zaman, münferit kılınmasından yirmi yedi derece daha farklıdır, üstündür. Allah-ü Tealâ’nın kasdı, mahlûkatı ibadete sevk etmektir. Onun için bazen ibadetin sevabını, ecrini iki kat, bazen on kat ve bazen da yedi yüz kat olarak verir. Hepsinden maksat; kulları dünyaya dalıp gitmekten alıkoymaktır. (Tefsir-i Kebir’den özet)

……………….

http://www.incemeseleler.com/ince-sohbetler/1266-25-sohbet-kadir-gecesi-ii.html

 

***

İmâm-ı Şa’rânî Hazretleri, Kadir Gecesi’nin kaçıncı gece olduğunu, Ramazân-ı Şerîf’in giriş günlerine göre şöyle tesbit etmiştir:                                                                                            

 Pazar günü girerse, 28’i 29’a bağlayan gece.

 Pazartesi günü girerse, 20’yi 21’e bağlayan gece.

 Salı günü girerse, 26’yı 27’ye bağlayan gece.

 Çarşamba günü girerse, 18’i 19’a bağlayan gece.

 Perşembe günü girerse, 24’ü 25’e bağlayan gece.

 Cuma günü girerse, 16’yı 17’ye bağlayan gece.

 Cumartesi günü girerse, 22’yi 23’e bağlayan gece.

İmâm-ı Şa’rânî Hazretleri 30 sene Kadir Gecesi’yle bu usûle göre müşerref olmuşlardır.

Birçok evliya bu usûlle Kadir Gecesi’ni bulmuşlardır.

***

KADİR GECESİ’Nİ ARAMAK VE KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ, KADİR GECESİ’NİN HUSÛSİYETLERİ tıklayınız………

Hz.İsa A.S., Niçin Ümmet-i Muhammed’den Olmak İçin Dua Etti?

İsâ A.S. seneyi oruçla geçirdiğinden, bütün vücûdu nur olmuştu. Civarındaki melekleri ve rûhânîleri görürdü. Allahü Teâlâ’ya:

– Yâ Rabb’i! Benden fazla devlete mazhar kıldığın kulun var mı? niyazında bulundu.       

Allahü Teâlâ:

–Âhir zaman Nebîsi Muhammed Mustafa’nın ümmetleri, senede bir ay Ramazan orucu tutacaklar. Onların bu ameli senin orucundan efdal olacak, buyurdu. İsâ A.S.:

– Yâ Rabb’î, onlar ayda bir defa mı iftar edecekler?

– Hayır.

– On beş günde bir mi?

– Hayır.

– Yâ Rabb’î, üç günde bir mi iftar edecekler?

– Hayır. Sahurda yemek suretiyle günde bir iftar edecekler, buyurunca başını secdeye koyup Cenâb-ı Hakk’a günlerce niyazda bulundu. Ve:

– Yâ Rabb’î beni o peygambere ümmet eyle, diye yalvardı.

Kezâ, İsâ A.S., Kur’an-ı Kerîm’in ruhu olan Fâtiha-i Şerîfe’nin, Kur’an-ı Kerîm’in kalbi olan Yâsîn-i Şerîf’in ve Tahâ Sure-i Celîlesinin Arş-ı Âlâ’daki esrarını, makamlarını ve nurlarını görüp:

–Bunları bana ihsan buyur, diye duâ ettiğinde, Allahü Teâlâ:

– Onlar Habîbim’e mahsustur, buyurdu.

İsâ A.S. bu ümmetten olma arzusundaki ısrarından dolayı âhir zamanda, Hz. Mehdî devrinde nüzûl edip müştereken decâcilenin habâsetine son verecekleri eserlerde gelmiştir. İsâ A.S. gibi büyük bir peygamber Muhammet ümmetinden olmuştur.

Ramazan-ı Şerif ve Oruç tıklayınız…

TARİKAT ŞiRK DEĞiLDiR!

TARİKAT ŞİRK DEĞİLDİR!

Türkiye’nin tanınmış yüzlerinden biriyle beraberken bir  genç sordu ona

-Tarikat şirk mi? . Çok kısa ve öz bir cevap verdi o da.

-Sen hastalanınca doktora gidiyor musun?

-Evet.

-O zaman sen şirk yapıyorsun(!)

-…

-Şifanın sahibi Allah-u Teala değil mi?

-Evet

-Doktor burada ne?

-Vesile

-İşte tarikatta budur. Mürşidler manevi doktordur. Biz de manevi hastayız. Onlar vesiledir. Maksut Allah’tır (c.c)

***

Yılan Yutan Adam. Tıklayınız…