ÂDÂB

ADÂB“İstanbul’da Yaşama Sanatı”nın yazarı Halûk DURSUN beyden öğrendiğimize göre selâm,

küçükten büyüğe verilir. Hatırı, büyük küçüğe sorar. Küçük büyüğe hatır sorarken “Allah ömürler versin” der. Tasavvufta ise şeyh hatır sorunca, “aşk u niyaz eyleriz” denir. Küçüğe selâm, büyüğe ise saygı, hürmet gönderilir. Büyükler küçüklerin gözlerinden öper, küçükler de büyüklerin ellerinden…

Konuşmada küçük büyüğe “arz eder”. Büyüğün sözlerine “buyurduğunuz gibi” denir. Sizden çok küçük olmadığı halde, tevazu gereği “efendim arz etmiştim” diye cümleye başlayan birine hemen “estağfirullah” diye cevap verilir. Büyüğe “bir emriniz var mı?” diye sorulur, cevap olarak da “estağfirullah ricam olur” denilir. Yolda bir iş yapan görüldüğünde “kolay gelsin”, yemek yiyene “bereketli olsun”, balıkçıya “rast gele”, abdest alana “hayrını gör”, namaz kılmış olana “Allah kabul etsin” şeklinde hitab edilir.

Bir eve girerken destur alınır. Bir yere girildiğinde kalkılırken mutlaka izin istenir.

Çünkü gelmek iradet, gitmek icâzettir. Müsâadeyi devletleri isteyip kalkılır ve

cevaben  “estağfirullah, ayağınıza sağlık, yine bekleriz” şeklinde mukabele edilir.

Yemekte ev sahibine söylenen “ellerine sağlık, kesenize bereket, Allah ziyade etsin” gibi sözlere, “beğendiyseniz bir daha yapalım, beğenmediyseniz beğendirene kadar yapalım”

sözleriyle karşılık verilir.

Müslüman biri vefat ettiğinde ardından “toprağı bol olsun” denmez, bu tabir sadece gayr-i müslimlere aittir. Onun hakkında “Hakk’a yürüdü, rahmete erdi, Hayy’dan gelip Hu’ya gitti, sizlere ömür, irtihal etti, göçtü”; gömülünce de “sırlandı” tabirleri kullanılır.

Yemeğe çağrılan birisi “fakirhaneye, bendehaneye teşrif ediniz, beraber çorba içelim, lokma yiyelim” diye davet edilir. Bu davete “estağfirullah devlethanenize gelmekten şeref duyarım” şeklindeki sözlerle icabet edilir.

Ayıp bir şeyden bahsedilirken “hâşâ huzurdan”, “sözüm meclisten dışarı”, yenen bir şeyden bahsedilirken “ayıptır söylemesi”, hasta olunduğunda da “üzerinize afiyet üşütmüşüm” şeklinde de söze başlanır.

Bugün bazılarının kullandığı “bye bye”, “hadi öptüm” gibi nevzuhur kelimeler yerine “Allaha’a ısmarladık, Allah’a emanet olunuz, sağlıcakla kalınız, hoşçakalınız

söylenilir. Cevaben de “yolunuz açık olsun, güle güle, selametle, uğurlar olsun” şeklinde karşılık verilir. Özellikle İstanbul Türkçesinde “devletle gidiniz efendim” şeklinde yolcu edilip, kapıda gidenin arkasından “hayırlara karşı” denir.

Tasavvuf ehlinin ise, şeyhle vedalaşırken “fakiri gönülden çıkarmayınız” sözüne, şeyh de “gönüldesiniz efendim, gönülden çıkarmayız” şeklinde cevap verir.

Kaynak : http://www.haberfikir.com/haber/haber/202-fikirler-meydani-gunun-sozu-2-egitimci-yazar-yasar-degirmenci.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.