Reklamlar

Demircinin Büyük Makama Ulaşmasının Sırrı

Zamanın En Büyük Kutbu

Çağının büyük mürşitlerinden bilinen birisinin

“Zamanın en büyük kutbu kimdir?” diye bir murakabesi oluyor. Ona günün en büyük gönül erinin bir demirci olduğu ilhâm ediliyor. Bu meşhur mürşid,

“Acaba bu demircinin özelliği nedir ki böyle büyük bir makamı kazanmış?”
diye merak ediyor ve doğruca bu demircinin dükkanına doğru gidiyor ve onu uzaktan takip etmeye başlıyor. Bakıyor ki, demirci, sabah namazından sonra işinin başına geçiyor, ateşin başında demircilik yapıyor. Hiçbir irşadı, hiçbir tebliği yok. Merakı iyice artıyor ve dükkanına girip kendisine

“Zamanın en büyük kutbu sizmişsiniz… Siz neler yapıyorsunuz?”
diye soruyor. O da

“Estağfirullah… Biz kim, kutup kim? Ne yapabilirim ki, buraya geliyor akşama kadar demir dövüyorum. Ben nasıl kutup olabilirim ki?” diyor. O meşhur zat tekrar soruyor:

“Peki, sen demir döverken ne düşünürsün?” Demirci gayet sıradan bir şey anlatır gibi;

“Körük çekilirken, ateş kızıştığı, kıvılcımlar saçılmaya başladığı zaman cehennem ateşini düşünür, ‘Ya Rabbi, bu kullarının hâli ne olacak? Bu cehennemin azabından onları muhafaza et’ diyerek ağlar ve yalvarırım.” Demirciye sordum:

“İnsanların azab çekmesinden sana ne?” Cevaben;

“Bana mı ne? benim fıtratımın mayası şefkat suyuyla yoğrulmuştur.
Cehennem ehlinin bağışlanmasıyla ben saadete ererim ve derdimden kurtulurum.” Anladım ki demirci

“Nefsim, nefsim diyenlerden değil. Ümmetim, ümmetim diyenlerden.”

 ***

 ALLAH’IN EN SEVDİĞİ DUÂ

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz buyurdu ki:

“Allah’ın en sevdiği duâ, kulun şöyle demesidir: Allah’ım! Ümmet-i Muhammedin hepsine rahmetinle muamele eyle.” (Râmûzü’l-Ehâdis)

Rabbimiz, sadece kendini düşünen, kendi iyiliğini isteyen bencil insanlardan hoşlanmaz. İslâmiyet îsâr dinidir. Yâni, kendi nefsine başkasını tercih ahlâkı asıldır. Diğer gâmlığı telkîn eder.

İslâm dîni “Nefsî, nefsî” değil, “Ümmetî, ümmetî” diyen, yâni kendinden önce ümmetini düşünen bir peygamberin yoludur.

Müslüman, İslâm’ın bu tefekkür ruhunu idrak ile cemiyetin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarına tercih ettiği, ferdiyetçilik ve bencillikten, şahsî çıkarcılıktan sıyrıldığı nisbette, Allah’ın rızâsına nâil olur.. Rabbini kendinden hoşnud eder.

***

Rabbena âtina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten

 Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver; ahirette de iyilik ver.

vekina azabennar

 Ve bizi cehennemin azabından koru.

Rabbenağfirli veli valideyye velil mü’minine yevme yekumul hisab

 Ey Rabbimiz! Beni, annemi babamı, ve bütün mü’minleri hesap görüleceği günde bağışla

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.